Bugun...
Yıldırım Koç: İşçi sınıfı geleceğini yiyor

facebook-paylas
Tarih: 14-10-2012 02:43

AKP iktidarı döneminde işçi sınıfının geniş ke­simlerinin sessizliğini açıklamada kullanılması gereken veriler arasında tüketici kredileri [caption id="attachment_24078" align="alignright" width="204"] Yıldırım Koç | Aydınlık[/caption] ve kre­di kartı kullanımı önemli bir yer tutmaktadır. Eskiden kredi kartı almak ve tüketici kre­disinden yararlanmak zordu. Bankalar kefil is­terdi. Kefil olarak kabul edilenler de öyle rast- gele kişiler olmazdı. Aylığı garantili memur­lar en gözde kefillerdi. Şimdi ise sokaklarda kredi kartı dağıtılıyor. T.C. kimlik numaranızı telefonla gönderdi­ğinizde tüketici kredisine kavuşuyorsunuz. Bu alandaki rahatlığın bir nedeni, banka­ların, yaşanan kriz nedeniyle ellerindeki mev­duatı satmada karşılaştığı zorluklardır. Sana­yiciye kredi veremeyen, pompalanan tüketi­min finansmanı için kredi vermektedir. Rahatlamanın diğer nedeni, iç talebi artı­rarak büyüme sağlama çabasıdır. Büyük te­kellerin ürettirdikleri ürünlerin elde kalma­masının yolu, insanları borçlandırarak tüke­timi teşvik etmektir. Büyük cari açık nedeniyle ihracat zorlaştıkça bu yola daha fazla başvu­rulmaktadır. Ayrıca borçlu insan kolayca teslim alına­bilir. Borç batağına batmış bir kişi, kolay ko­lay risk alamaz. Kredi kartı ve tüketici kredi­si borcu biriken bir işçi veya memur, işyerin­de ücretini artırma ve çalışma koşullarını dü­zeltme mücadelesinde ürkek davranır. Bu du­rumdaki kişinin, "vatan elden gidiyor" kaygısı da pek yoktur; olması da kolay değildir. Onun "kurtarılacak vatan''ı, ödenecek borcudur. Gelirler, artan gereksinimlere yetmeyince, borç almak, mücadele ederek geliri artır­maktan çok daha kolay ve çekicidir. Ancak, borç yiyen kesesinden yer. Başını sokacak bir ev için borçlananı an­larım. Ancak toplu taşımacılığı kullanmak yeri­ne "ayağımı yerden kesecek bir arabam olsun" veya "cep telefonumun yeni modeli çıkmış" veya "salon takımının modası da geçti artık" gibi gerekçelerle borç altına girmeyi anlaya­mıyorum. İşçilerin ve memurların çok büyük bölümü günümüzde gelecekteki gelirini yemiş du­rumda. Gelecekteki gelirini yemek, geleceğini yemektir; teslimiyetin yolunu açmaktır. Sendikalarımız bu konuda susuyor. Sen­dikalarımız, tüketici kredisi ve kredi kartı kul­lanımının sınıf hareketi üzerindeki olumsuz et­kilerinin farkında bile gözükmüyorlar; bu ko­nuda üyelerini ve işçi sınıfının diğer kesimle­rini duyarlı kılma, bilgilendirme ve bilinçlen­dirme konusunda susuyorlar. 2002 yılı sonunda, AKP iktidara geldi­ğinde, yılsonu itibariyle tüketici kredisi baki­yesi 2,8 milyar TL imiş. Bu borcu 1,7 milyon kişi almış. 2012 yılı Haziran ayı sonu verile­rine göre, tüketici kredisi bakiyesi 168,7 mil­yar liraymış. 13,2 milyon kişinin tüketici kre­disi borcu varmış. 2002 yılı içinde kredi kartlarıyla 22,6 mil­yar liralık alışveriş yapılmış, 3,1 milyar lira na­kit olarak çekilmiş (toplam 25,7 milyar TL). 2011 yılında kredi kartlarıyla 267,4 milyar li­ralık alışveriş yapılmış, 26,4 milyar lira nakit olarak çekilmiş (toplam 293,8 milyar TL). 2011 yılının ilk 8 ayında 188,3 milyar lira­lık işlem yapılmışken, 2012'nin ilk 8 ayında 235,4 milyar liralık işlem yapılmış. Borç yiğidin kamçısıdır. Bakalım insanlarımız kamçılana kamçılana ne zaman kamçılayana karşı başkaldıracak.



Bu haber 4 defa okunmuştur.



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
-
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ

kemalistler.org sunucu ve bakım masrafları için bize aşağıda ki dügmeyi kullanarak bağış yapabilirsiniz
YUKARI