Son Dakika
23 Temmuz 2014 Çarşamba

Yıldırım Koç: İşçi sınıfı geleceğini yiyor

14 Ekim 2012 Pazar, 02:43
Yıldırım Koç: İşçi sınıfı geleceğini yiyor

AKP iktidarı döneminde işçi sınıfının geniş ke­simlerinin sessizliğini açıklamada kullanılması gereken veriler arasında tüketici kredileri

Yıldırım Koç | Aydınlık

ve kre­di kartı kullanımı önemli bir yer tutmaktadır.

Eskiden kredi kartı almak ve tüketici kre­disinden yararlanmak zordu. Bankalar kefil is­terdi. Kefil olarak kabul edilenler de öyle rast- gele kişiler olmazdı. Aylığı garantili memur­lar en gözde kefillerdi.

Şimdi ise sokaklarda kredi kartı dağıtılıyor. T.C. kimlik numaranızı telefonla gönderdi­ğinizde tüketici kredisine kavuşuyorsunuz.

Bu alandaki rahatlığın bir nedeni, banka­ların, yaşanan kriz nedeniyle ellerindeki mev­duatı satmada karşılaştığı zorluklardır. Sana­yiciye kredi veremeyen, pompalanan tüketi­min finansmanı için kredi vermektedir.

Rahatlamanın diğer nedeni, iç talebi artı­rarak büyüme sağlama çabasıdır. Büyük te­kellerin ürettirdikleri ürünlerin elde kalma­masının yolu, insanları borçlandırarak tüke­timi teşvik etmektir. Büyük cari açık nedeniyle ihracat zorlaştıkça bu yola daha fazla başvu­rulmaktadır.

Ayrıca borçlu insan kolayca teslim alına­bilir. Borç batağına batmış bir kişi, kolay ko­lay risk alamaz. Kredi kartı ve tüketici kredi­si borcu biriken bir işçi veya memur, işyerin­de ücretini artırma ve çalışma koşullarını dü­zeltme mücadelesinde ürkek davranır. Bu du­rumdaki kişinin, “vatan elden gidiyor” kaygısı da pek yoktur; olması da kolay değildir. Onun “kurtarılacak vatan”ı, ödenecek borcudur.

Gelirler, artan gereksinimlere yetmeyince, borç almak, mücadele ederek geliri artır­maktan çok daha kolay ve çekicidir. Ancak, borç yiyen kesesinden yer.

Başını sokacak bir ev için borçlananı an­larım.

Ancak toplu taşımacılığı kullanmak yeri­ne “ayağımı yerden kesecek bir arabam olsun” veya “cep telefonumun yeni modeli çıkmış” veya “salon takımının modası da geçti artık” gibi gerekçelerle borç altına girmeyi anlaya­mıyorum.

İşçilerin ve memurların çok büyük bölümü günümüzde gelecekteki gelirini yemiş du­rumda. Gelecekteki gelirini yemek, geleceğini yemektir; teslimiyetin yolunu açmaktır.

Sendikalarımız bu konuda susuyor. Sen­dikalarımız, tüketici kredisi ve kredi kartı kul­lanımının sınıf hareketi üzerindeki olumsuz et­kilerinin farkında bile gözükmüyorlar; bu ko­nuda üyelerini ve işçi sınıfının diğer kesimle­rini duyarlı kılma, bilgilendirme ve bilinçlen­dirme konusunda susuyorlar.

2002 yılı sonunda, AKP iktidara geldi­ğinde, yılsonu itibariyle tüketici kredisi baki­yesi 2,8 milyar TL imiş. Bu borcu 1,7 milyon kişi almış. 2012 yılı Haziran ayı sonu verile­rine göre, tüketici kredisi bakiyesi 168,7 mil­yar liraymış. 13,2 milyon kişinin tüketici kre­disi borcu varmış.

2002 yılı içinde kredi kartlarıyla 22,6 mil­yar liralık alışveriş yapılmış, 3,1 milyar lira na­kit olarak çekilmiş (toplam 25,7 milyar TL). 2011 yılında kredi kartlarıyla 267,4 milyar li­ralık alışveriş yapılmış, 26,4 milyar lira nakit olarak çekilmiş (toplam 293,8 milyar TL). 2011 yılının ilk 8 ayında 188,3 milyar lira­lık işlem yapılmışken, 2012′nin ilk 8 ayında 235,4 milyar liralık işlem yapılmış.

Borç yiğidin kamçısıdır.

Bakalım insanlarımız kamçılana kamçılana ne zaman kamçılayana karşı başkaldıracak.


- - - - - - - --

------------------------------------------------------------------------------------------

BİZİ FACEBOOK'TA BULUN

  • neco

    ABD ECONOMISI’DE BU YUZDEN COKMUSTU ( YOKSUL HALK’IN EK GELIRI ) OLAN KARSILIKSIZ YUKSEK FAIZLI KREDI KARTLAR’INI KULLANMASINI BILMEDIGIMIZDEN.
    SAYGILAR