Tüzüğündeki ”lider sultasına” ilişkin hükmü de içeren düzenlemelerin SPY’ye aykırı olduğu gerekçesiyle AKP’ye ihtar verilmesini isteyen Yargıtay Başsavcısı Nuri Ok, Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok , Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak, AKP’nin tüzüğündeki eşitlik ve parti içi demokrasi ilkesine aykırı hükümler nedeniyle uyarılmasını istedi. Başsavcı Ok, merkez adaylarının belirlenmesi işleminin partiyi bağlayan bir kararın alınmasıyla mümkün olduğunu belirterek ”Genel başkan ( Erdoğan ), tüzükteki düzenleme ile tek seçici durumuna getirilmiştir” dedi. Demokraside aslolanın müzakere ve oylama yapılıp karar alınması olduğuna işaret eden Nuri Ok, tüzükle ”demokratik uygulamanın tamamen dışlandığını” vurguladı.
Ok, AKP’ye ihtar istemini içeren başvurusunu, dün Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na gönderdi. İhtar isteminde, parti tüzüğünün 39. maddesinin son fıkrasında, merkez yürütme kuruluna delege seçimlerinin kanun ve tüzük hükümlerine aykırılık taşıması halinde kısmen veya tamamen iptal yetkisi verdiği anımsatıldı. Bu düzenlemenin, istenilmeyen delegelerin görevden alınması ve merkez yönetiminin görüşlerine uygun delegelerin seçilmelerine imkân tanıyacağını belirten Ok, kongre gündemlerinin belirlenmesine ilişkin tüzüğün 40. maddesinin de yasaya aykırı olduğunu kaydetti. Ok, AKP Tüzüğü’nün olağanüstü kongreleri düzenleyen 50. maddesinin son fıkrasındaki hükmün de olağanüstü kongre koşullarına yasada öngörülmeyen biçimde yeni koşul getirdiğini, bunun hem Siyasi Partiler Yasası’na hem de Türk Medeni Yasası’na aykırı olduğunu kaydetti. Ok, tüzüğün 70. maddesinin 1. fıkrasında büyük kongrenin toplanması için aranan şartın da aynı yasalara aykırı olduğunu belirtti. Tüzüğün 57. maddesinin 4. fıkrasında görevden alma üzerine oluşturulan yönetim kurullarının ilgili kademenin seçimli olağanüstü kongresine karar verilmedikçe kademenin olağan kongre tarihine kadar göreve devam edeceğini öngördüğünü belirten Ok, ”Parti içi demokrasinin temel ilkelerinden biri de seçimlerin yasal süresi içerisinde yapılarak kurulların yeniden oluşturulmasıdır. Tüzükte öngörülen bu hükmün uygulamada atama olarak nitelendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda yasada öngörülen otuz ve kırk beş günlük sürelerin burada da uygulanması zorunludur” ifadesini kullandı. Merkez yoklamasının tüzüğün 123. maddesine göre aday adaylıkları kabul edilenlerin, seçim çevrelerine göre aday liste sıralamalarının doğrudan merkez karar ve yönetim kurulu tarafından yapılması olarak da tanımlandığını kaydeden Ok, ”Genel başkan, tüzükteki düzenlemeyle tek seçici durumuna getirilmiştir. Merkez adaylarının belirlenmesi işlemi, sonuçta partiyi bağlayan bir karar almakla mümkündür. Oysa genel başkan, bu konuda partinin tek başına karar almaya yetkili organı değildir. Siyasi partinin asıl karar organı büyük kongre olup, büyük kongrenin yetkisi dışında kalan konularda karar alma yetkisi merkez karar ve yönetim kuruluna aittir” belirlemesinde bulundu.