CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Başkan Yardımcıları Gürsel Tekin ve Faruk Logoglu’nun da bulunduğu 9 kişilik CHP heyeti ile sabaha karşı Somali’ye hareket etti. Heyete, bazı gazete temsilcileri de eşlik etti. Kılıçdaroğlu, gece yarısı yolculuğunda uçakta SÖZCÜ’ NÜN sorularını yanıtladı. Deniz Feneri e.V’nin peşini bırakmayacağının sinyalini veren CHP lideri,’ “Yargı AKP’nin yan kuruluşu haline geldi” dedi. İşte o röportaj:
[stextbox id="warning" caption="AFRİKA NİÇİN BU HALE GELDİ" float="true" align="right" width="400"]
CHP lideri Kılıçdaroğlu, bugün Somali’nin Kenya sınırında bulunan ve 600 bin kişinin ilkel koşullarda barındığı Dadaab kampını ziyaret edecek ve CHP’nin topladığı yardımları Kızılay’a verecek. Kılıçdaroğlu’nun amacı burada yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek. Kılıçdaroğlu’na göre bu aynı zamanda basın açısından da bir samimiyet testi olacak. Kılıçdaroğlu şöyle devam ediyor “Şimdi, bize hep insan haklarından, demokrasiden söz ederler, Ortadoğu coğrafyasında özgürlüklerin olmadığını söylerler. Biz, buradan bir başka gerçeğe dikkat çekeceğiz. Afrika bu konuma niye geldi? Ne oldu da Afrika açlıkla karşı karşıya geldi? Geçmişte birbirlerine saygı duyan Afrikalı niçin birbirlerinin boyunlarını keser hale geldi? Bunlara dikkat çekeceğiz.”
[/stextbox]
- Deniz Feneri e.V’nin 3 savcısı bir anda görevden alındı. Eskiden, AKP ile ilgili bir şey sorduğumuzda başta Başbakan, bakanlar olmak üzere genel başkan yardımcıları, Meclis Grup başkanvekilleri koro halinde söylediklerimize itiraz eder, her türlü şikâyette bulunurlardı.
- Şimdi, Deniz Feneri e.V soruşturmasıyla ilgili önemli sorular yöneltiyorum, hiçbiri ses çıkarmıyor.
- Soruşturma kayıp paralarını, operasyon yapılacağını önceden sızdıranların kim olduklarını ima ediyoruz sesleri çıkmıyor. Gelinen durum son derece vahim ve kötü bir tablodur.
- Bu olayı nasıl kapatacaklarının çalışmasını yapıyorlar. Savcıların elinden soruşturmanın alınması büyük olaydır. Çok cüretkâr ve herkesin gözünün önünde oynanan oyun var.
- Dikkatimi çeken bir şey var. Bütün bu oyunlar oynanırken “hukuk, adalet” diyen, mangalda kül bırakmayan AKP yandaşı gruplar vardı. Şimdi onların ağzından tek söz çıkmıyor. Acı olan bu. Sadece Nazlı Ilıcak’ı bunun dışında tutuyorum.
- İnsanda biraz vicdan olur. Vicdan yok. Bu kadar olmaz ki. Herkesin gözleri önünde insanların en ulvi duygulan sömürülerek yardım toplanıyor.
- Toplanan paraların yoksullara yardım adı altında dağıtılacağı söyleniyor. Çıktıkları yola ve gelinen noktaya bakın. İnsanda İnsaf olur. Biraz insaf.
- Önemli bir şey daha var. Yargıda, inanılmaz olaylar yaşanırken, Türkiye Barolar Birliği ne işe yarıyor? Bunların görevi, işlevi yok mu? Sanki ses çıkarmamak üzerine kendilerini programlamışlar. Nasıl teslim olunur herhalde bunun çabaları içindeler.
- Yakında yeni adli yılın açılışı yapılacak. Adli yıl açılsa ne olur açılmazsa ne olur? Çünkü adliyeler işlevini kaybetti. Bağımsız yargıdan mı söz edecekler? Yargı o kadar bağımlı hale geldi ki, AKP’nin yan kuruluşu oldu.
- Bu eleştirimize bile ses çıkarılamıyor. Sükût ikrardan gelir. Adeta “Biz bunu yaptık sen ne dersen de. Yapmaya da devam edeceğim giz” diyorlar.
- CHP olarak muhalefet görevimizi yapıyoruz. Herkesi de sadece kendileri için değil, kendi çocukları, ülkeleri için göreve davet ediyorum.
Saygı Öztürk
31 Ağustos 2011