ssk sorgulama
Kemalistler Kemalistler Haber Yorum Analiz

Eski Refah Partililerin türbanla ilgili başvurusunu değerlendiren İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu, Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk başkanlığında toplandı. Hikmet Sami Türk kararla ilgili, ”Daha önce komşu bazı ülkelerde bu çeşit masum hareketler biçiminde başlayan olayların, sonunda o ülkeleri nereye götürdüğü göz önünde bulundurulmalı” diye konuştu.

ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) – İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu, üniversiteler ile kamu kurumlarında kılık, kıyafet ve başörtüsüne ilişkin düzenlemelerin temel hak ve özgürlüklere aykırı olmadığına karar verdi. Kurulun kararında, ”Yükseköğretim kurumlarında başörtüsü dine dayalı siyasal ideolojinin mücadele simgesine dönüştürülmüştür. Kamu görevlileri ve öğrencilerin görev veya öğrenim yerlerine dini simge niteliği taşıyan kılık ve kıyafetle gelmeleri laiklik ilkesiyle bağdaşmaz, dolayısıyla kamu düzenine aykırıdır” denildi.

Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk ‘ün başkanlığında dün toplanan İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu, eski RP’li milletvekillerinin türbanla ilgili başvurusunu ele aldı. Türk, toplantının ardından yaptığı açıklamada, 14 Kasım 1997 tarihinde yapılan toplantıda söz konusu başvurunun işleme konmasını ve konunun anayasa, yürürlükteki mevzuat ve yargı kararları dikkate alınmak suretiyle her yönüyle incelenmesine karar verildiğini belirterek, bu karar uyarınca yapılan incelemenin sonuçlandığını söyledi. Türk, kurul kararına dayanak oluşturan anayasa ilkeleri, yürürlükteki mevzuat ve Anayasa Mahkemesi kararları, diğer yargı organları, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu kararları ve yönetmeliklerden örnekler verdi. Kurulun kararı şöyle:

- Kamu kurumları ile eğitim ve öğretim kurumlarında kılık ve kıyafetle ilgili mevzuat, anayasa ilkeleri ışığında değerlendirildiğinde; bu konudaki düzenlemelerin devletin dini inançlar karşısındaki tarafsızlığını da ifade eden laiklik ilkesinin bir uygulaması niteliğinde olduğu, o nedenle kamu görevlileri ve öğrencilerin görev veya öğrenim yerlerine dini simge niteliği taşıyan kılık ve kıyafetle gelmelerinin bu ilke ile bağdaşmayacağı, dolayısıyla kamu düzenine aykırı olacağı anlaşılır.

- Konuya bir başka açıdan bakıldığında kamu kurumları ile eğitim ve öğretim kurumlarında kılık ve kıyafet, bu arada başörtüsü ile ilgili düzenlemelerin temel hak ve hürriyetlere aykırı bir yönü bulunmadığı görülür. Gerek Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, gerek Türkiye’nin taraf olduğu insan hakları ile ilgili diğer uluslararası belgeler de dini inanç nedeniyle kamusal alandaki davranışlar bakımından mutlak bir serbestlik tanımamaktadır.

- Şüphesiz eğitim ve öğrenim hakkı, hiç kimsenin yoksun bırakılamayacağı bir temel haktır. Ancak eğitim ve öğretim kurumlarında laiklik ilkesinin gereği olarak yapılan düzenlemelere uyulması da zorunludur. Kaldı ki günümüzde özellikle yükseköğretim kurumlarında başörtüsü, bireysel bir hürriyetin kullanılması sınırlarını aşmış olup; dine dayalı bir siyasal ideolojinin mücadele simgesine dönüştürülmüştür. Devlet Bakanı Türk, Atatürk ‘ün cumhuriyeti emanet ettiği gençlerin kendilerini yanlış yollara çekmek isteyen telkinlere kapılmayacak sağduyuya sahip olduklarına kurulun inandığını belirterek ”Üst kurul, ayrıca toplumumuzun en kutsal değerlerinin siyasal arenaya çekilerek ideolojik bir mücadeleye ve din istismarcılığına malzeme yapılmaması gerektiği düşüncesindedir. Bu değerlerin her türlü mücadelelerin dışında bırakılması, toplumsal huzurun en sağlam temelini oluşturmaktadır” dedi.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Türk, açıkladığı konuların bir incelemedeki değerlendirme ve sonuçlar olduğunu, uygulamaya dönük bir karar niteliği taşımadığını söyledi. Türk, başka bir soru üzerine başörtüsünün dine dayalı bir siyasal ideolojinin mücadele simgesine dönüştürülmesinde bir siyasi partiyle bağlantının olmadığını belirtirken, ”Peki buna nasıl karar verdiniz” sorusu üzerine, ”Bunun olaylarda kullanılan sloganlardan, yıllardan beri sürdürülen mücadeleden belli olduğunu” söyledi.

Türk, Danıştay’ın bu konuda son yıllarda verdiği çeşitli kararlarda, ”başörtüsünün masum bir alışkanlık olmaktan çıkarak kadın özgürlüğüne ve cumhuriyetin temel ilkelerine karşı bir dünya görüşünün simgesi haline geldiğinin” vurgulandığına da dikkati çekti.

Türk, ”Bu olayların arkasındaki gerçek niyeti görmek istemeyenlerin, daha önce komşu bazı ülkelerde bu çeşit masum hareketler biçiminde başlayan olayların, sonunda o ülkeleri nereye götürdüğünü göz önünde bulundurmaları gerekir” dedi.

‘İrticai şirketler’ tebliği yürürlüğe girmedi


İslami sermayeye teşvik

* Mart ayında Kombassan’ın 2.1 trilyon, Yimpaş’ın 1.8 trilyon, Albaraka Türk’ün 1.1 trilyon liralık yatırımları, teşvik belgesine bağlandı. Hazine’nin, 6 Mayıs’ta yayımlanan tebliğ çerçevesinde, bu tür şirketler için şu ana kadar düzenlediği teşvik belgelerini iptal edebileceği belirtiliyor

Hazine, ”İslami sermaye” olarak adlandırılan ve irticaya destek verdikleri gerekçesiyle askeri kesim tarafından ”kara liste” ye alındıkları iddia edilen bazı şirketlerin yatırımlarına teşvik vermeyi, bu konudaki tebliğin henüz yürürlüğe girmediği mart ayında da sürdürdü. Mart ayında Kombassan’ın 2.1 trilyon, Yimpaş’ın l.8 trilyon ve Albaraka Türk’ün l.l trilyon liralık yatırımları, teşvik belgesine bağlandı. Kombassan Konya Matbaa Basın Ambalaj Sanayi ve Ticaret AŞ, teşvik belgesi kapsamında İstanbul’da gerçekleştireceği 2 trilyon 54.2 milyar liralık tevsi yatırımıyla ambalaj ve defter üretimini yüzde 50 oranında arttıracak. Yimpaş Holding Kahramanmaraş’ta 913.3 trilyon liralık komple yeni yatırımla 260 yataklı bir otel kuracak. Holding, Şanlıurfa’da da 894.4 trilyon liralık yatırımla bir hipermarket açacak. Albaraka Türk Özel Finans Kurumu’nun Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nde enerji konusunda kiraya verilecek makine ve teçhizatın sağlanmasına yönelik l.l trilyon liralık finansal kiralama yatırımı için de teşvik belgesi düzenlendi.

Söz konusu yatırımlar için yüzde l00 oranında yatırım indirimi, aynı oranda gümrük muafiyeti ve KDV desteği gibi çeşitli teşvikler sağlanacak.
Hazine tebliği

Bu arada hükümet, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin uzun süredir rahatsız olduğu ve MGK toplantılarında sürekli gündeme getirdiği İslami sermayenin yatırımlarının teşvik edilmemesini sağlayacak düzenlemeyi yaptı. 6 Mayıs’ta Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre Hazine, bundan sonra herhangi bir uyarı ya da belgeye dayanmaksızın gerekli gördüğünde ”ulusal çıkarlar ve öncelikler” i dikkate alarak teşvik belgesi başvurularını geri çevirebilecek; daha önce verdiklerini de iptal edebilecek. Hazine’nin söz konusu tebliğ çerçevesinde, Kombassan ve Yimpaş gibi ”İslami sermaye” olarak adlandırılan şirketlerin yatırımları için şu ana kadar düzenlediği teşvik belgelerini iptal edebileceği belirtiliyor.

Kemalistler (Kemalistler), altında lisanslanmıştır..Sitedeki bütün yazıların telif hakkı yazarlarına aittir. Siteden alıntılanacak kopyalanacak her içerik için buraya bağlantı vermeniz ise etik bir yöntem olacaktır. Kemalistler.
Eklenme tarihi: 09/05/98 - 11:51
Kategorisi: Genel
Etiketler: , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

BİZİ TAKİP EDİN
UĞUR DÜNDAR
NECATİ DOĞRU
MUSTAFA MUTLU
ARSLAN BULUT
CÜNEYT ARCAYÜREK
MEHMET ALİ GÜLLER
ALİ ERALP
ORHAN BURSALI
MUSTAFA BALBAY
güncel