ssk sorgulama
Kemalistler Kemalistler Haber Yorum Analiz

Tophane’de meydana gelen saldırı olayının, artık minareyi çalanın kılıfı hazırlaması aşamasındayız.

İstanbul Valisi’ne bakarsanız, saldırı yaya trafiğinin sıkışmasından çıkmış; kimileri olayı, galeriye gelenlerin ahlaki değerleri hiçe saymalarına bağlıyor; bu konuda tepkilerini dile getiren tophanehaber.com sitesinde olaydan çok önce de ahlaki konular üzerinde duruluyordu.

Öte yandan kimileri de olayın rant paylaşmasıyla gelen kültür çatışması olduğunu söylüyor ve mahallenin son yıllarda ranta açılmasının halkın huzurunu kaçırdığını ileri sürerek irtica olayına ekonomik kılıf giydirmeye çalışıyorlardı.

Önce bir noktayı vurgulayalım:

Tophane saldırısı ile aynı günde, başkent Ankara’nın Kurtuluş Parkı’nda görev yapan iki polis, el ele dolaşan, bank ve çimlere oturan gençlere, “Uygunsuz oturuyorsunuz” diye uyarıda bulunuyordu. Bu ahlak bekçiliğinin ardında da rant paylaşımı olduğunu söyleyebilir misiniz?

Ankara’daki uyarının veya Tophane’deki saldırının benzerini başka Anadolu kentlerinde neden göremediğimizi sormak saflığını göstermesin kimse. Orta veya Doğu Anadolu kentlerinde kızlarla erkekler el ele dolaşmak cüretini gösteremezler ki, uyarılsınlar.

Öte yandan Anadolu’nun çoğu yerinde gizlenmeden içki içmek imkânsızdır. Bütün Anadolu’yu gezen bir gazeteci dostum, bir yıl kadar önce, içki yasaklarının genişletilmesi konusundaki endişelerini dile getirenlere gülerek şöyle karşı çıkmıştı:

- Siz ne diyorsunuz? Tüm Anadolu’da endişeleriniz zaten gerçekleşti. Geçenlerde Kayseri’de iki kadeh içebilmek için dağa çıktım. İstanbul şimdilik bir ada gibi.

***

Kaldı ki, başkentte ve İstanbul’da bu gibi olayların daha önce de yaşandığını Oktay Ekşi dünkü yazısında vurguluyor; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in 1994 yılında uluslararası üne sahip sanatçımız Mehmet Aksoy’un heykelini, “Tükürürüm ben böyle sanatın içine” diyerek kaldırtmasını anımsatıyordu.

Oktay Ekşi balık hafızalı topluma, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin Basın Müzesi’nde açtığı, şeriat ile yönetilen ülkelerde kadınların durumunu gözler önüne seren serginin takkeli güruh tarafından basılmasını, İdil Biret’in Aya İrini konserinde içki içildiği iddialarıyla çıkarılan olayı da bir kez daha hatırlatıyordu.

Bunlar da düpedüz irtica hareketleriydi.

Herhalde, kentsel ranta hiç de karşı olmayan Melih Gökçek, Mehmet Aksoy’un heykeline rant olayı yüzünden karşı çıkmıyordu.

Herhalde, ÇYDD’nin Basın Müzesi’ndeki sergisi, kentsel rant yaratıp, bölgede bazı insanların dışlanmasına neden olmuyordu.

Aynı gerekçeleri Aya İrini’deki konser için de söylemek mümkün.

Tophane semtindeki insanların yapıları, etkin sakinlerin AKP ile ilişkilerini görmek için orada kısa bir gezinti yapıp, Hamas’ı öven duvar yazılarına göz atmak bile kafi.

Kimse bu gerçekleri örtmeye çalışmasın!

Ayrıca, her kentsel rant odağında benzeri olay yaşanıyor mu?

Tarlabaşı’nda Başbakan’a yakınlığıyla bilinen bir işadamının başlattığı hareket böyle bir tepki görüyor mu?

***

Tophane’nin büyük bir rant odağı haline gelmekte olduğu kesindir.

Kentsel dönüşümün yaratacağı rantın, semtin yüzünü değiştirmesi gibi, oranın insanlarını da değiştireceği bir gerçektir. Ama bu rantın oradaki mülk sahiplerini zenginleştireceği de yadsınamaz.

Ayrıca Galata’nın bir rant alanı haline gelmesini Cihangir’den taşan galerilerin oraya inmesine bağlamak yanıltıcı olacaktır. Asıl olay Galataport projesi ile başlamıştır.

Galataport’un yok pahasına bu iktidar tarafından Ofer’e peşkeş çekilmiş olması da bildiğiniz gibi Danıştay kararı ile engellenmişti.

Biliyorsunuz, 12 Eylül referandumuna sunulan anayasa değişikliği metni ile Danıştay’ın elinden bu tür kararları verme yetkisi de alınmaktaydı ve saldırganların bölgesi Tophane, bu metne “evet” oyu vermişti.

Burada da rantın huzur kaçırdığı ve olaylara neden olduğu tezini savunanların bir çelişkisiyle daha karşı karşıya geliyoruz.

Ne hazindir ki, saldırıya maruz kalan galerilerden birinin işadamı sahibi de “yetmez ama evet”çiler arasında yer alan eski solcu yeni liberallerden biriydi.

Görülüyor ki, antilaik odakların ektiği tohumların ürünü olan Tophane olaylarını tevil etme, minareyi kılıfa sokma girişimleri pek inandırıcı olmuyor.

Ali Sirmen
24 Eylül 2010

Kemalistler (Kemalistler), altında lisanslanmıştır..Sitedeki bütün yazıların telif hakkı yazarlarına aittir. Siteden alıntılanacak kopyalanacak her içerik için buraya bağlantı vermeniz ise etik bir yöntem olacaktır. Kemalistler.
Eklenme tarihi: 24/09/10 - 12:03
Kategorisi: Genel
Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

BİZİ TAKİP EDİN
UĞUR DÜNDAR
NECATİ DOĞRU
MUSTAFA MUTLU
ARSLAN BULUT
CÜNEYT ARCAYÜREK
MEHMET ALİ GÜLLER
ALİ ERALP
ORHAN BURSALI
MUSTAFA BALBAY
güncel