Bildiğiniz bir gerçek; ama yineleyelim:
Bu kafalarla herhangi bir konuda anlaşmak, uzlaşmak olanaksız.
Bin dereden su getirerek ne kadar aksini söylerse söylesinler, zaman
zaman itiraf içeren bir noktaya geliyorlar.
Yargı bağımsızlığından söz açıldı mı bu kafaların eline su dökemezsiniz.
Kendileri dışında yargı bağımsızlığına saygı duyan yoktur.
Mahkeme kararı olmadıkça herkes masumdur!
Ama Başbakan Yardımcısı Bay Bülent Arınç, böyle düşünmüyor.
Ergenekon ve Balyoz davalarında yargılanan sanıklarla ilgili oluşmamış bir mahkeme kararını ilan etmekte zerre kadar beis görmüyor.
Bu davalarda adları geçenlerden kimilerinin milletvekili adayı olmalarına karşı çıkıyor.
Yadırganmaz bu söylemi.
Siyasal kimlik kazanmış, Başbakanı’nın savcılığını yaptığı davalarda adı geçenlerin milletvekili olmasına muhalefet etmesi… partisinin doğasına uygun bir davranış.
***
Ergenekon davası sanıklarının milletin vekili olarak TBMM’de yer almaları AKP’nin işine gelmeyebilir.
Zira mahkemede dar konuşma olanaklarıyla seslerini duyuramayanların Meclis kürsüsünden gerçekleri ulusa açıklamalarından korkuya kapılmış olmaları da olasıdır.
Fakattt; Bay Bülent Arınç, -son demecinde – Ergenekon ve Balyoz davalarındaki kararı beklemeden bu davalarda sanık olanların suçlu olduklarını ilan etti.
Bu davalarda adı geçenleri, “hükümeti devirmek, parlamentoyu kapatmak, onun yerine diktacı bir rejim kurmaya çabalayanlar” diye suçladı ve mahkemeye öncelik alarak mahkûm etti.
***
Bay Arınç’ın demecinin ikinci bölümü diğer partilere ve ulusal iradeye saygısızlık içeriyor.
Ergenekon ve Balyoz davalarında sanık olanları partilerin “oy getirir” diye aday yapacaklarını iddia ediyor.
AKP kadrolarından bu sözün devamı gelebilir.
Seçim kozu olarak AKP; Ergenekon sanıklarını aday gösteren, daha ilk günden Ergenekon davasının AKP’nin siyasal oyunu olduğunu söyleyen partileri…
…darbeci girişimleri destekledikleri gibi abuk subuk bir suçlamayı gündeme getirebilir.
Arınç, Silivri’de yatanları aday yapan partilere “milletin 12 Haziran’da gereken yanıtı vereceğini” iddia ediyor.
Bu açıklamasıyla ulus iradesini de cebine koymuş görünüyor.
Aday yaparsınız ama ulus seçmez demek istiyor.
Müneccim misin? Nereden biliyorsun seçilmeyeceklerini?
***
Ya seçilirlerse Bay Arınç?
Ulus; gazetecilerin, profesörlerin, emekli kimi askerlerin aylardır haksız, insafsız iddialar silsilesiyle Silivri’de yattıklarına, yatırıldıklarına tepki göstermiş olmayacak mı?
Ulus iradesiyle seçilenlere ne diyebilirsin?
Yoksa bu davaların sanıklarını milletvekili seçtiler diye ulusu mu suçlayacaksın?
12 Haziran’ı ve sonuçlarını beklemeden Ergenekon ve Balyoz davalarında muhakeme edilenleri ve onları aday yaparak bu davalara karşı duruş sergileyen partileri suçlamak; Arınç’ın sözünü ettiği siyasal etikle acaba ne ölçüde bağdaşıyor?
Demecinin sonunda ne diyor biliyor musunuz:
“Ergenekon ve Balyoz gibi davaların sanıklarının milletvekili aday adaylıklarının ‘hukuken sorunsuz’ olduğunu” söylüyor.
Böylece Bay Arınç; kendi söylemleriyle kendine ters düşüyor!
Cüneyt Arcayürek
29 Mart 2011