Ergün Poyraz, bana göre yaşarken heykeli dikilmesi gereken yazarlardan biri…
Atatürk’ün vatan haini olarak kabul ettiği dini siyasete alet edenlerin; CİA ajanı olduğundan kuşku duyulan bir cemaat lideri ve casusluk örgütü gibi faliyet gösteren “(F) Tipi Örgüt” ün; Sivil darbeyi( Karşı Devrim) tezgahlayanların maskelerini hiç kimse onun kadar düşürmeyi başaramadı.
Bu yüzden hiçbir suç işlemediği halde Silivri’de tutuklu kalmak rekorunu kırmak da ona nasıp olacak galiba.
Silivri’de hiç boş durmamış Ergün Poyraz.. Önce İplikçi adlı bir eser yazmış.Bu kitapta yer alan “bomba ” iddialar ise şöyle;
” Üzeyir Garih cinayetinde Tayyip Erdoğan gölgesi. Abdullah Gül’ün Ermenistan bağlantısı ve Ermeni kökenli olduğu iddiası, Nimet Çubukçu’nun Tayyip Erdoğan ile derin ilişkileri, Emine Erdoğan’ın Ergün Poyraz ile üç yıl önce yaptığı röportajda ” Nimet Çubukçu’dan rahatsızım demesi.”
Derhal toplanan Silivri Disiplin Kurulu ” … Kitap çalışmasının avukat ya da ziyaretçi aracılığıyla dışarı gönderilmemesine…” karar verdiği için “iplikçi” basılamamış.
Ancak Ergün Poyraz, bir başarıya daha imza attı ve Recep Tayyip Erdoğan hakkında yazdığı “Takunyalı Führer” i Temmuz 2010′da Togan Yayıncılık eserleri arasında yayınlatmayı başardı.
Bir günde keyifle okuyup bitirdiğim kitapta; kahkaha atmadan okunamayacak o kadar çok bölüm var ki… Mesela 21 Mart 2010 tarihli Vatan gazetesinde yaptığı söyleşide, gazetecinin “Erdoğan’ın fiziksel olarak neresini beğeniyorsunuz” şeklinde ki sorusuna Kibariye şöyle cevaplandırıyor; ” o kadar demem canım, benim kocam var ayıp öyle şeyler (s.231)
Modacı Cemil İpekçi 15 Ekim 2006 tarihli demecinde ” Vücudumun her bölgesinin kremi ayrıdır. Bıyıklarımı her gece yağlarım, tararım” diyor. ve Recep Tayyip Erdoğan’dan bahsederken adeta döktürüyor ” Erdoğan’ın tarzını seviyorum. Kravatı, Saçı, başı, ağzı, burnu mis gibi.. ( s115)
Bu önemli kitabın, bu çeşit sayfaları üzerinde fazla durmak istemiyorum.
28 Agustos 2008 tarihli Sözcü gazetesi ve 26 Kasım 2008 tarihli Yeniçağ gazetesi manşetten” Emine Erdoğan Kürşat Tüzmen’in evinde gizlice kiminle görüştü” sorusunu soruyor, Tayyip ve Emine Erdoğan’dan çıt çıkmıyor.
Vedat Yenerer’in yakında Bilgi Yayınevi yayınları arasından çıkacak kitabından, Emine Erdoğan’ın gizlice görüştüğü kişinin Ergün Poyraz olduğunu ögrenmiştim.
Takunyalı Führer kitabında, Recep Tayyip Erdoğan hakkında pek az kimsenin bildiği her şeyi cesaretle anlatan Ergün Poyraz, bu konuda suskun kalmayı tercih ediyor ve nedenini şöyle açıklıyor.
” Ben nasıl kalkıp diyeyim, Emine o gün o evde şunları şunları da konuştu. Tayyip ergenekondan beni bir kere daha tutuklatmaz mı Ben tarihe katmerli ttutuklu olarak geçmem mi?
Burası hukuk devleti mi? Hadi ya biz neden senerlerdir içerideyiz o zaman ?
Allahın keçisinin bile otlamaya çıkmayacağı bir yere mahkeme kuran, hakim ve savcıların altına son model araba, yanlarına bolca koruma, iftar görünümlü brifing veren, bunun yanında sanıkların tüm savunma haklarını kesintisiz duruşma dümeniyle yok edenler daha neler yapmaz… Gelin ne siz o görüşmeyi sorun, ne de ben anlatayım (s 244) ( V.Savaş’ın Notu; Bundan sonrasını yazarsam hakkımda dava açılacağını biliyorum. Merak edenler kitabı alıp okusunlar)
Ergün Poyraz Recep Tayyip Erdoğan’ın karakteri hakkında ilginç tespitler yapıyor.
” Erdoğan’ın iktidar olmal için paapaz elbisesi bile giyerim” şeklindeki sözleri TV’lerde yayınlanınca, hemen inkar yoluna gidiyor ve “ben böyle bir şeyi söylemedim” diyebiliyordu.
Dün, zamana ve zemine göre değişmeyen dogrunun adı olarak tanımladığı Milli Görüşü bugün gömlek olarak nitelendiriyor ve üzerlerinden çıkarttıklarını söyleyebiliyordu.
Aslında Recep Tayyip Erdoğan’ın ” Beynimin Yarısı” şeklinde tanımladığı ve kardeşlik ilişkileri içinde olduklarını açıkladığı Mehmet Metiner’in çeşitli zamanlarda yaptığı açıklamalar, siyasal islamcıların maskelerini Ergün Poyraz’dan önce düşürmüş… Bu konuda ” Takunyalı Führer” kitabında 95,340,397,457. sahifelere bakınız.
Tayyip Erdoğan’ın 26.12.1993 tarihinde sabah gazetesinden Nuriye Akman’a söyledikleri gerçekten ibret verici;
” Toplumda bizim inancımıza ters olan örfler olabilir. Bunlardan biri de tokalaşmak. Bir bayan elini uzattığı zaman onu reddetmek onun şahsında bir antipatı meydana getiriyor ve bununla da bağlar hemen kopuyor. Bunu düşünerek adete kendimi mecbur hissediyorum. Olay kalbidir. Yarabbi affet diyorum…”
“Takunyalı Führer ” şu dörtlükle bitiyor;
” Hasan dağı arpalıktır, eger saban yürürse
Her derede bir değirmen, eğer suyu gelirse
Her kümesten bir tavuk, eğer millet verirse
Güzel gidiş bu gidiş, eger sonu gelirse…”
“Takunyalı Führer ” Mutlaka okunması gereken bir eser.
Vural Savaş
06.08.2010
SÖZCÜ GAZETESİ