Bugun...
Suriyeli kadınlara ‘muta nikahı’ tuzağı

facebook-paylas
Tarih: 05-02-2013 18:22

Suriye’de savaşın patlak ver­mesinin ardından Ürdün ve Türkiye’ye sığınan yüzlerce Suriyeli sığınmacı kadın seks ticareti için kullanılıyor. Ge­nellikle “evlilik” adı altında kandırılan mülteci kadınların sayısının giderek arttığı kaydediliyor. Türkiye’de kendilerine “mülteci” statüsü verilmeyen pek çok Suriyeli ka­dın, savaşın yarattığı travmanın etkilerini atlatamadan, sığındıkları ülkelerde yeni trajedilerle yüzleşiyor. Zor durumdaki kadınlar, çoğu zaman Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’dan gelen zengin erkeklerin tuzağına düşüyor. LÜKS OTELLERDE BİR HAFTALIK ‘EVLİLİKLER’ Gazetemize konuşan Antalya’daki bir otel görevlisi, yaklaşık bir yıldan uzun bir sü­redir, Körfez ülkelerinden gelen zengin erkeklerle, Suriyeli kadınların otellerinde kaldığını aktardı. Adının açıklanmasını is­temeyen otel çalışanı, “Bir hafta, on gün sonra damatlar ortadan kayboluyor. Kadın­larsa muhtemelen kamplara geri dönmek zorunda kalıyorlar” dedi. Antakya’daki kaynaklarımız ise, özel­likle belirli bölgelerde Suriye’den gelen sığınmacı kadınların fuhuş için pazarlandıklarını kaydetti. Hatay’ın Armutlu mahallesinde bulunan bir çiçekçiye Su­riye plakalı araçların sık sık bazı kadınlar getirdiğini aktaran kaynaklarımız, gün içerisinde başka araçların aldığı kadınla­rın akşam saatlerinde yine aynı çiçekçiye bırakıldığını belirtti. Benzer olayların Ürdün’deki Zaatari mülteci kampında yaşandığını İngiliz Daily Telegraph gazetesi de aktarmıştı. Kamp çalışanlarının aktarımına göre şeyhler tara­fından kayda geçirilmeyen, elle yazılmış tu­tanaklarla yapılan evlilikler “muta nikâhı” denilerek İslam’a uygun hale getiriliyor. Çoğu zaman kamp dışına ya da çevredeki otellere götürülen kadınlar kısa bir süre sonra terk ediliyor. Bu şekilde evlendi­rilen ve çoğunlukla oldukça genç olan Suriyeli kadınlar, Suudi Arabistan veya Ürdün’den gelen erkeklerin kendilerini ülkelerine götüreceğine inansa da, terk edildikten sonra çaresizce kampa geri dönmek zorunda kalıyorlar. Ürdünlü kamp çalışanları, Suriyeli ka­dınların düşürüldüğü bu tuzağa “zevk evliliği” adını veriyor. Lübnan’da ya­yımlanan El Alı bar gazetesine konuşan bir kaynak, yaklaşık 30 bin mültecinin yaşadığı Zaatari Kampı’nda 12 yaşında kız çocuklarının bile yaşlı erkeklere satıldığını aktarıyor. El Ahbar’a konuşan kaynaklar “muta nikâhıyla yapılan evliliklerin sa­yısının gün geçtikçe arttığını, üstelik bu şekilde Suriyeli kadınları istismar eden kişilerin, yaptıklarını “Suriye devrimi” ile bir çeşit dayanışma gibi gösterdikle­rini söylüyorlar. Muta nikâhıyla yapılan evliliklerin yaygınlık düzeyini gösteren bir olgu ise, “Suriyeli eş” bulmak konu­sunda uzmanlaşmış özel şirketlerin ortaya çıkmış olması. Daily Telegraph’a konuşan Zaata­ri kampında kalan Suriyeli Zeynep, , yirmili yaşlarının başındaki yeğenlerinden bir tanesinin kampta  kaldığı iki aylık süre içinde dört kez evlilik teklifi aldığını anlat­tı. Yeğeninin taliplilerinin Suudi Arabistan’dan veya Ürdün’den geldiğini anlatan Zeynep “Erkekler buraya gelip genç kızları ikinci eşleri yapmak için alıp götürüyorlar” diye konuştu. bu fiyatı kabul edip etmeyeceğini öğrenmek için onlarla görüştüklerini anlattı. Ailelerin Suriye’deki iç savaşın kötü koşullarından kurtulmak ve normal bir yaşantıya döne­bilmek adına, kızlarının tanımadıkları bu zengin adamlarla evlenmelerinin en hayırlısı olduğunu düşündükleri kaydediliyor. ‘GÖÇ BU KADAR BÜYÜK OLUNCA...’      Diğer yandan savaş nedeniyle ülkelerini terk eden Suriyeli kadınların başına gelen tek felaket muta nikâhı değil. Uluslara­rası Kurtarma Komitesi yayınladığı son raporda, Suriye’deki savaşın en önemli ve rahatsız edici konusunun “tecavüz” olduğunu belirtmekteydi. Örgüt, raporda adım açıkça vermese de, “yol kesen silahlı kişilerin” yüzlerce kadına tecavüz ettiğini aktarmaktaydı. Raporda Suriyeli kadınla­rın bir kez ülkelerini terk ettikten sonra da güvende olmadığı vurgulanmaktaydı. Nitekim geçtiğimiz Ağustos ayında, Hatay’ın Altınözü ilçesinde bulunan Boynuyoğun Kampı’nda bulunan 400 kadına tecavüz edildiği iddiaları gündeme gelmişti. Aydınlık gazetesinin gündeme getirdiği iddia, 250 kadının hamile kalması üzerine açığa çıkmış, tecavüze uğrayan kadınlardan bazılarının kamptan dışarı çıkartılarak erkeklere pazarlandığı ve bu nedenle pek çok kadının ülkesine geri döndüğü ileri sürülmüştü. Türkiye’deki kamplarda yaşayan kadın­ların durumuyla ilgili görüşüne başvur­duğumuz Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Türkiye Temsilcisi Carol Batchelor, Türkiye’deki kampla­rın hükümetin ve Kızılay’ın denetiminde olduğunu, kendilerinin durum hakkın­da doğrudan bir bilgilerinin olmadığını belirtti. Türkiye’deki kamplarda 172 bin Suriyeli mülteci olduğunu ve bunların yaklaşık yarısının kadın olduğunu belir­len Batchelor, Suriyeli kadınların zorla evlendirildikleri ya da fuhuşa sürüklendik­leri yönünde bir bilgilerinin olmadığını, ancak böyle bir durum varsa bunun hem uluslararası hukuka, hem de Türkiye’nin iç hukukuna aykırı olacağını ifade etti. Batchelor, bu kadar büyük sayıda insanın göç etliği durumlarda bunun gibi istis­marların yaşanmasının sık rastlanılan bir durum olduğunu sözlerine ekledi. Sol gazetesi







YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI