Gazete başlıklarına bakarsanız; Barış ve Demokrasi (Kürt) Partisi ile hükümetin bir araya gelip, bir buçuk saat görüşmesi Kürt sorununun çözümünde “yeni bir sayfa açılmasını” sağladı.
Oysa Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek toplantıdan sonra “diyaloğun devam etmesinde yarar gördüklerini” söylüyor ama gazete manşetleri gibi konuşmuyor: “Umut ediyoruz ki yeni bir sayfa açılmış olur” diyor.
Gazetelerin görüşmeyle ilgili yorumsal başlıklarıyla Çiçek’in söyledikleri farklı.
Başbakan Yardımcısı umuttan söz ediyor.
Görüşmeden sonra BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın açıklamalarına göre umut yüce bir dağın ardında.
***
Önce hükümetin daha önceki açıklamalarının sonradan diyaloğa dönüştüğünün altını çizmek gerek.
RTE, aylarca Kürt partileri (sonuncusu BDP); “PKK bir terör örgütüdür” diye açıklama yapmadıkça bu partilerle görüşmeyeceğini açıkladı.
Ama hükümet bugün, Kürt partisi ile bir araya gelmeyi; soruna çözüm arayışlarına BDP’yi ortak eder görünmeyi yeğliyor.
Olabilir. Siyaset hakaretleri bile sindirebildiğine, siyasette küslük, dargınlık olmaz diye geleneksel tavrını muhafaza ettiğine göre… RTE ve hükümeti BDP ile kurulacak başka bir Kürt partisiyle neden görüşmesin?
O binlerce insanın ölümünden sorumlu terörist başı ile masaya neden oturmasın?
Anaların gözyaşı dinsin diye bu çabalar dedi mi, akan suların duracağını bildiği için!
***
Lakin çözümün merkezi İmralı.
Örgütün gözü, BDP’nin sözü İmralı’ya bakıyor.
Terör örgütü ile devletin (hükümetin) masaya oturmayacağını ilan eden Başbakan, İmralı üzerinden PKK ile görüşmenin doğal olduğunu söylemekten çekinmiyor.
Olayın siyasal yanı da İmralı’dan geçiyor. İmralı’dakinin daha önce açıkladığı siyasal çözüm yollarını bir süre sonra BDP dayatıyor.
Sonuç: Siyasal ve terör olayları; “PKK-İmralı-BDP üçgeninde” oluşturuluyor.
***
BDP ile İmralı’nın ortak dayatmaları dün hükümete bir kez daha bildirildi:
Süslü, kamuoyunun kulağına hoş gelen birtakım cümlelerden sonra Demirtaş Kürtlere ayrıcalık tanımanın koşullarını açıkladı:
Ateşkesin sürmesi isteniliyorsa “sıcak mesajlar vermeleri konusunda hükümete ‘tavsiyelerde’ bulunmuşlar”.
Tavsiye ise demokratik açılımların süreceği vaadi! Yani? Yeni anayasa ve…
…Yeni anayasada yer alacak temel kuralların açıklanması!
Bu ülkenin sağcısı solcusu, yeni ve sivil içerikli bir anayasanın bir an önce toplumsal uzlaşıyla hazırlanmasını zaten istiyor.
BDP’nin niyeti başka.
Dayatmalarının yer alacağı veya yer almasını sağlayacağı umudunu taşıdığı için yeni anayasaya öncelik verdiğine kuşku yok.
Üstelik yeni anayasa üzerinde BDP’nin dayatmaları genel anlayıştan farklı, hem de çok farklı.
***
BDP acaba, yeni anayasada hangi dayatmalarının yer almasında ısrar ediyor veya edecek?
Evelemelerine gevelemelerine gerek yok: Hükümetin önüne koydukları olmazsa olmaz koşuluna bağladıkları dayatmalar, günlerdir açıkladıkları dayatmalar:
Gazete haberlerine göre; “BDP heyeti demokratik özerklik ve anadilde eğitim probleminin yeni anayasa çalışmalarında öncelikli tartışma konularından biri olmasını da istedi”.
Tabii bunlar Kürt dayatmalarının -şimdilik- bir kısmı.
İlk resmi temasta ola ki söylemedikleri, fakat her aşamada dile getirdikleri vazgeçilmez koşul:
Yani anayasaya Türkiye Cumhuriyeti’nin Türk ve Kürt, iki halktan oluştuğunun yazılması.
Ya bu koşulu kabul edersiniz ya da demokratik özgürlük adı altında Kürdistan diye tanımladığımız illerde bağımsızlık öncesi merkezden kopuk, özerk yönetimler kurmamıza, ayrı bir bayrağımız olmasına razı olursunuz!
Kırk katır, kırk satır politikası!
***
Ateşkesin sürmesi için ellerinden gelen çabayı göstereceklermiş ama iki tarafın da (askerin de) ateşkese riayet etmesi koşuluyla.
Ateşkes, ne zamana kadar? Barış deyince mangalda kül bırakmıyorlar. Ama toplumsal barışın gerçekleşmesi için öncelikli koşul; örgütün silahları teslim etmesi gerektiğini bir türlü söyleyemiyorlar.
Bölücülükten vazgeçmiş görünmeleri şu sıralar içeriden, dışarıdan yüz bulamadıkları için.
Görüşmelerde diledikleri ödünleri aldıkları sürece ateşkese riayet… velakin görüşmeler dayatmalarına uygun yürümediği kanısına vardıklarında İmralı’dan bir işaret. PKK, teröre yeniden hız verecek!
Yaratmak istedikleri hava; Kürt çalıyor, Türk’ü oynatıyor havası!
Cüneyt Arcayürek
25 Eylül 2010