ssk sorgulama
Kemalistler Kemalistler Haber Yorum Analiz

Kültürlerin de rengi olur. Çevreci kültürün rengi yeşildir. Marksist kültür, kırmızıyı sever. Kırmızı, aynı zamanda savaşçılığın, gücün de timsalidir. Herhalde, son yıllara gelinceye kadar “asker millet” olduğumuza inandığımız ve askerliği sevdiğimiz için olacak, bayrağımızın hâkim rengi de kırmızı. Buna karşılık, komşumuz Yunanistan “denizci millet” olarak devletleşirken bayrağındaki haçı mavi zemine oturtmayı ihmal etmemiştir.

Uzak Asya’nın kuzeydoğusundan kalkıp bozkırları dağları aşarak kısrak başı gibi Akdeniz’e uzandıktan sonra atlarını Viyana’ya kadar süren bizim kavmin yüreğinde, askerliğin etkisiyle de olsa, hiç değilse bir “donanma sevgisi”nin bulunduğu inkâr edilemez. Osmanlı’nın son döneminde bozgunların, yıkımların ardından çöküşü durdurmak ve morali yükseltmek için ilk sivil toplum kıpırdanışı Donanma Cemiyeti’nin kurulması olmamış mıdır?

Yine de, Barbaros’lardan Turgutreis’lerden sonra hâlâ “denizci millet” olamayışımız üzücü değil midir? Hele Preveze Zaferi’nin yıldönümünde ve Kabotaj bayramlarında “Üç tarafı…” diye başlayan nutuklarımızla denizcileri anmayı ve tatil programımıza denizi koymayı hiç unutmadığımız halde?

Deniz, elbette dinlence, sevda, tutku ya da yat sefası konusu olmaktan çok öteye, son derece önemli etkinliklerin alanı. İngilizlerin o göz kamaştıran büyük imparatorluklarını, yalnız deniz kuvvetleriyle değil, “denizcilik gücü”yle kurduklarını bilirsiniz de, Yunan ulusal gelirindeki yüzde elli payın deniz ticaretinden geldiğini bilir miydiniz?

Uluslararası Deniz Kültürü Festivali yarın sona eriyor. “Deniz kültürü” diye bir kavram olduğunu dünya halklarına duyurmak ve anlamını anlatmak için başlatılmış bir festival bu. Bu kavramla yeni tanışan bir ülkede yer yerinden oynamalıydı, değil mi? Ama, denizle ilgili kuruluşların, deniz ticaret odalarının, “Vira” gibi denizcilik dergilerinin, hatta Denizcilik Müsteşarlığı’nın bütün çabalarına karşın yer yerinden oynamadığı gibi, kıyı kentlerinin insanları da yerlerinden oynamadılar.

Oynatılmaları gerekirdi. Çağdaşlığın peşinden koştuğu söylenen bir toplum sırtını denize dönmüş olarak çok uzun yaşayabilir mi? Gelip geçmiş bütün iktidarların ayıbıdır denizcilik coşkusunu yaratamamış olmak.

Yaygın medyanın büyük çoğunluğu da denizcilik konularında ilgisiz ve bilgisiz. İlgi, plajlara dönük; bilgi de kumlar üzerindeki romanslara ilişik.

İki yıl önceki Foça toplantısında bir emekli koramiral denizlerimiz için “mavi vatanımız” deyimini kullanmıştı. Genellikle koyu olduğu söylenen vatan sevgimiz nasıl bir sevgidir ki, maviye dokununca hemen sulanıp siliniveriyor?

Mümtaz Soysal
25 Eylül 2010

Kemalistler (Kemalistler), altında lisanslanmıştır..Sitedeki bütün yazıların telif hakkı yazarlarına aittir. Siteden alıntılanacak kopyalanacak her içerik için buraya bağlantı vermeniz ise etik bir yöntem olacaktır. Kemalistler.
Eklenme tarihi: 27/09/10 - 3:39
Kategorisi: Genel
Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

BİZİ TAKİP EDİN
UĞUR DÜNDAR
NECATİ DOĞRU
MUSTAFA MUTLU
ARSLAN BULUT
CÜNEYT ARCAYÜREK
MEHMET ALİ GÜLLER
ALİ ERALP
ORHAN BURSALI
MUSTAFA BALBAY
güncel