Kanun Hükmünde Kararname (KHK)…
Meclis’in yetkisinin Başbakan’a verilmesi…
Yani Başbakan’ın, boşuna gürültü-patırtı yapan milletvekillerini eve gönderip, kanunları oturup kendisinin yapması…
İşte şimdi bunu istiyorlar, bugün komisyonda görüşülecek…
*
Bu Meclis’in tabiatına aykırı bir şey değil…
Zaten kanunlar nasıl yapılıyordu?..
Kanun hükmünde emirle…
(KHE)
*
Milletvekilliği her ne kadar milleti temsil eden kişiler gibi gelse de size… Aslında onlar efendilerinin kendilerini yeterince temsil ettiğini düşünürler…
Bilirsiniz…
Milletvekilliği köle hükmünde…
(KHM)
*
Eğer milletvekilleri “Beyefendi biz gidiyoruz, artık biz olmadan kanunları sen yaparsın” diye bu yetkiyi başka birisine verebiliyorlarsa…
Demek ki bildiğiniz gibi:
Meclis kuru kalabalık hükmünde…
(KKHM)
(İki “K”li oldu bu sefer…)
*
Milletvekilleri kanun yapma işini Başbakan’a bırakıp eve gittiklerinde, eksilecek olan şey irade değil…
O zaten yoktu…
Alkışlar eksiliyor, o kadar…
Alkış deyip geçmeyin hani…
Alkış ama, yağcılık hükmünde…
(YHA)
*
Bu sisteme demokrasi denilmesinin ise ne denli yalan-yulan olduğunu işte size bizzat ülkeyi yöneten adam kanıtlıyor…
Milletvekillerine “Siz gidin, ben kanunları yaparım” diyerek…
Zaten demokrasi dediğiniz kepazelik hükmünde…
(KHD)
*
Bakmayın siz Başbakan bunu milletvekillerinden isterken aslında özüne dönüyor ve zaten olanı istiyor…
Çünkü…
Başbakan başbakan değil…
Başbakan sultan hükmünde…
(SHB)
*
Neyse ki önümüzde seçim var…
Yenilerini seçersiniz…
Artık kömüre göre…
Çünkü kömür oy hükmünde…
(KHO)
*
Neticede devlet böyle oldu…
Devleti yöneten arkadaş, milletvekillerini evlerine gönderip “Kanun yapılacaksa ben yaparım” dediğine göre…
Cemaat işi hani…
Cemaat dediğiniz devlet hükmünde…
(CHD)
Bekir Coşkun
31 Mart 2011