ssk sorgulama
Kemalistler Kemalistler Haber Yorum Analiz

23 Nisan haftasında şöyle dedim kendime:

“Haydi, kitap duvarından birkaç kitap seç. Bu hafta sadece 1920’yi oku…”

Prof. Tarık Zafer Tunaya’yı alıp da bırakmak mümkün mü? Onun eserlerini değil bir haftaya, aylara sığdırmak mümkün mü?

Prof. Tunaya, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş temelleriyle ilgili herkesin bildiği konulara bile öylesine anlamlar yüklüyor, öylesine yeni ufuklar açıyor ki, bugünkü tartışmalara da ışık tutuyor.

Bir haftaya doğal olarak Prof. Tunaya’nın sadece 1920’li yılların başına dair yazdıklarının bir bölümünü sığdırabildim.

Bazı satırların altını çizerken ister istemez bugünü düşündüm.

Kimi karşılaştırmaları paylaşmak isterim.

***

23 Nisan 1920’de Meclis’in açılmasının ardından 24 Nisan sabahı Mustafa Kemal neredeyse bütün günü Meclis üyelerini bilgilendirmeye ayırıyor.

30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’nden sonra 23 Nisan 1920’ye değin ne yaptığını bir bir anlatıyor.

Bir başka deyişle Meclis üyelerini sadece parmak kaldırıp indirme işlevi olan kişiler olarak görmüyor.

Meclis yetki devrinde son derece kıskanç. Meclis üyeleri, “Biz tatile gidiyoruz, altı ay boyunca bizim yola çıkarma yetkimizi bir kişi istediği gibi kullansın” demiyor.

Örneğin Mustafa Kemal’e başkumandanlık yetkisi verirken bir dizi şarta bağlıyor.

İşte o şartlar:

- Millet ve memleketin mukadderatını bilfiil elinde tutan en yüksek kuvvet TBMM’dir.

- Başkumandanlık Meclis’in tüzelkişiliğindedir.

- Bu kayıtlar altında fiili başkumandanlık görevine, kendi reisi Mustafa Kemal Paşa’yı memur eylemiştir.

- Mustafa Kemal Paşa, başkumandan olarak ordunun maddi ve manevi kuvvetini arttırmakla, sevk ve idare ile görevlidir.

- Bu sıfat ve selahiyet üç aylıktır. Gerekli görüldüğünde uzatılacaktır.

1921 Anayasası’nın yapımında da temel işlevi yine Meclis üyeleri üstleniyor. Prof. Tunaya, TBMM’nin anayasa yapma dönemindeki genel rolünü şöyle özetliyor:

Kurtuluş Savaşı’nı yürütmek, yeni devletin temellerini atmak, halka hürriyet vermek.

1921 Anayasası son şıkkın üzerine inşa ediliyor.

***

Türkiye’nin kuruluşu Doğu ile Batı’nın biçimlendiği, saflaştığı bir döneme karşılık geldi. Hem Doğu’nun hem Batı’nın Türkiye’de kurulacak yeni rejimin geleceğiyle ilgili kendi hesapları vardı.

Prof. Tunaya iki tarafı ana hatlarıyla işledikten sonra şöyle diyor:

“İki ideolojik dünya ortasında kendini bulabilmek; asıl görev buydu…. Meclis bu iki ateş arasında… çalışmıştır. Sıcak ve soğuk savaşlar arasında. Batı-Doğu çarpışması arasında tarafsız, bağımsız kalabilmek… TBMM işte bu kurtuluş yolunu, gayet ustaca ve yavuzca bir politikayla bulabilmiştir…”

Prof. Tunaya, Türkiye’nin kuruluş temellerindeki sağlamlığı TBMM’nin bu dinamizmine dayandırıyor. Bunu vurgularken de şöyle özetleyebileceğimiz bir değerlendirme yapıyor:

Meclis, Cumhuriyet rejimine kalbolmuştur.

“Ustalaştım” deyip yeni dönemde Meclis’i tümüyle kendine memur etmek isteyenlerin Meclis’in tarihinden alması gereken dersler var.

Orası kimsenin malı değil.

Millete ve ülke tarihine ait.


Mustafa Balbay
29 Nisan 2011

Kemalistler (Kemalistler), altında lisanslanmıştır..Sitedeki bütün yazıların telif hakkı yazarlarına aittir. Siteden alıntılanacak kopyalanacak her içerik için buraya bağlantı vermeniz ise etik bir yöntem olacaktır. Kemalistler.
Eklenme tarihi: 29/04/11 - 9:10
Kategorisi: Mustafa Balbay, Seçme Yazarlar
Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

BİZİ TAKİP EDİN
UĞUR DÜNDAR
NECATİ DOĞRU
MUSTAFA MUTLU
ARSLAN BULUT
CÜNEYT ARCAYÜREK
MEHMET ALİ GÜLLER
ALİ ERALP
ORHAN BURSALI
MUSTAFA BALBAY
güncel