ssk sorgulama
Kemalistler Kemalistler Haber Yorum Analiz

Devletin içindeki çetelere karşı verdiği mücadele ile tanınan Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı “ Haliç’te yaşayan Simonlar: Dün Devlet Bugün Cemaat” adlı kitabında Fethullah Gülen cemaatinin, Türkiye de TSK, Emniyet, MİT, yargı, basın ve diğer tüm devlet kurumlarını ele geçirdiğini ve tüm bu kurumların başında “sorumlu imam” bulunduğunu yazdı. Türkiye’nin en tanınmış istihbaratçılarından biri olarak tanınan eski İstihbarat Daire Başkanı Avcı, Eskişehir Emniyet müdürü olarak yazdığı kitabında İstanbul Emniyeti’ni ve İstihbarat daire Başkanlığı’nı ihbar etti. Avcı” Kozmik odalarda birkaç gün süren aramalar yapıldı. Şimdi ben açıkça adres veriyorum, hukuksuz dinleme ve izlemeler var, bunları dilekçemde belirttim.
İstihbarat Daire’sinde özel cihazları, elde ettikleri her türlü kanunsuz dinleme materyalleri um. Mevcuttur, buralar neden aranmaz? Kozmik odanın aranmasında kimliği belli olmayan bir ihbarcı vardı, burada ben açıkça ihbar ediyorum. Bulunacak yerleri de söylüyorum. İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat şubesi neden denetlenmez? İstihbarat Daire Başkanlığı’nda arama yapılsa, demirbaşa kayıtlı olmayan, cemaatin kendine ait özel dinleme ve izleme aletleri bulanacağından hiç tereddüdüm yoktur” dedi.

“ Gördüğüm manzara korkunç, kadrolu devlet adamları devleti yönetemiyor” diyen Avcı, Deniz Baykal’ın gizli görüntülerinin kasetlerle Medya’ya servis edilmesinin arkasında cemaatin bulunduğunu vurguladı. Türkiye’de adaletin zaten çürümüş olduğunun ancak bu kez yok edildiğinin altını çizen Avcı, böyle giderse işin adaletten çıkacağını “ insanların silaha sarılacağını” savundu. Emniyet Genel müdürü ve hatta İçişleri Bakanı’nı n haklı olduğu halde haklı olduğunu bildiği kişiyi savunamadığını, bu kişilere sahip çıkamadığını, tuzağa düşürüldüğünü belirterek bu duruma örnek olarak ise “ Kozanlı Ömer kod adlı Osman Hilmi Özdil mi yoksa Emniyet Genel Müdürü, daire başkanları mı polis teşkilatını yönetiyor” diye sordu.

Ergenekon, Balyoz ve Erzincan gibi kamuoyunun gündemindeki soruşturmalara atıfta buluna Avcı “ Olay bir örgütün, cemaatin devlet içerisinde ki elamanları vasıtasıyla yürüttüğü örgütsel bir faaliyettir. Karşımızda ki kişiler polis, hâkim ve savcı değil, örgütün, cemaatin elemanlarıdır. Devletin hukukunu değil, cemaatin talimatlarını yerine getirmektedir. İstanbul, Ankara, Erzurum ve İzmir deki bazı özel yetkili savcılar tarafından bu iller dışında gözaltına alınan ya da aranan kişiler hakkında karar çıkmadan önce kimlik, iş ve ev adresleri gibi bilgilere ihtiyaç vardır. Normalde bu bilgiler, o illerin savcıları veya çok uygun olmasa da emniyet müdürlükleri üzerinden resmi yazışma yoluyla temin edilmesi gerekirken, bugüne kadar hiçbir yazışma yapılmamıştır. O halde bu bilgiler nasıl temin edilmiştir” diye sordu.

Baykal Kaseti Cemaatin Eseri:
Eski CHP lideri Baykal’ın özel yaşamına ilişkin gizli kamera görüntülerinin ise Gülen cemaati tarafından çekildiğini ve Medya’ya servis edildiğini yazan Avcı, gizli görüntülere ilişkin kitabında şu ifadelere yer verdi. “ Bu video görüntüleri daha önce çekilmiş. Acaba kaç bakan, kaç genel müdür, kaaç komutan veya onların eşleri ve çocukları hakkında benzeri görüntüler mevcuttur? Bu olayın benzeri Ankara DGM savcısı Nuh Mete Yüksel’e yönelik hazırlanmıştı. Bugün bu olayın cemaatin yaptığından en ufak şüphem yok. Hâkim ve savcılar hakkında uygunsuz görüntü iddialarının yayılması ve benzer olaylar, aslında hep aynı adresi göstermektedir. Bu işleri yapabilecek yegâne grubun cemaatin Emniyet İstihbarat birimi içerisindeki unsurları olduğu ortaya çıkar. Bu işi profesyonelce yapacak tek grup cemaattir.”

Fethullah’ın İnsafına Kaldık.

Yapılan istihbarat dinlemelerinin de ciddi olarak araştırılması gerektiğine dikkat çeken Avcı, Gülen cemaatine şu sözlerle atıf yaptı. “ Maalesef bu gruba karşı çıkmak çok kolay değil. Bir anlamda Fethullah Hoca’nın insafına kalınmıştır. Ama öncelikle şunların yapılması gerekir: İstihbarı dinlemeler ciddi olarak araştırılmalıdır. Polis, Jandarma ve MİT’in vatandaşlara yönelik dinleme işlemleri mutlaka denetlenmelidir. Özel yetkili mahkemelerin tüm hâkim ve savcıları, emsali hâkim ve savcılarla değiştirilmelidir. Bu sağlanmadan, cemaate muhalif olan hiç kimsenin özgürlüğü ve hayatı güvencede olamaz. Türkiye’de adalet çürüyor, gerçi zaten çürümüştü ama bu defa yok ediliyor. Böyle giderse iş adaletten çıkacak ve insanlar silaha sarılacak.
Danıştay Saldırısı Ergenekon’a Bağlanamaz.
Danıştay saldırısının ciddi bir delile dayanmadan Ergenekon’a bağlandığını ifade eden Avcı, saldırıdan sonra polisin, saldırgan Alpaslan Arslan’ın telefonuyla ilgili teknik inceleme yaptığını, görüştüğü kişiler arasında takip altındaki Muzaffer Tekin’in adının ortaya çıkmasıyla saldırıyı Ergenekon’a bağladığını belirtti. Avcı şu ifadelere yer verdi. “ Danıştay’a silahlı saldırı, Hrant Dink’in öldürülmesi, Malatya da ki Zirve yayınevi katliamı gibi olayların görünen bugünkü faillerinden başka, Ergenekon veya benzeri gruplar tarafından yapılmış olacağına, mevcut deliller ve olayların oluş biçimine bakarak kimse beni ve makul birini ikna edemez. Ergenekon örgütünün varlığı konusunda hiçbir ciddi emare yoktur. Geçmişte Türkiye’de meydana gelen, Malatya’daki Zirve yayınevi katliamı, Rahip Santora cinayeti gibi olayların Ergenekon tarafından gerçekleştirildiğini iddia edilerek epey bir süredir uydurma tanık aranmaya başlandığı net olarak görülüyor. Amacın olayları aydınlatmak değil, Ergenekon’la irtibatlandırmak olduğu açıkça ortadadır.”
Başbakan Harekete Geçmedi:
Avcı kitabında İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’na verdiği ve içinde kendisine komplo kurulduğuna dair ifadelerin yer aldığı dilekçelere de yer verirken tüm yaşananları Başbakan’ın başdanışmanına anlattığını belirtti. Avcı, Kitabında İstihbarat Daire Başkanlığı’nın da cemaat tarafından dinlendiğini savunarak şunları söyledi. “ Cemaatin İstihbarat Dairesi’ndeki teknik personelin bir süre önce yurtdışına giderek gizli ses ve görüntü kayıt eden çok miktarda saat, kalem görünümündeki teknik cihazlar aldığı, küçük dinleme sistemleri alıp askeri ve belli kurumlarda ki adamlarına verdiği, bu yöntemle her yerde ortam dinlemesi, gizli kayıtlar yaparak bilgi toplandığını duymuştum. Bugün sık sık kaynağı belirsiz şekilde İnternete düşen bu ses ve görüntülerin kaynağı çoğunlukla bu tür bilgilerdir. İstihbarat Daire Başkanlığı’nda arama yapılsa, cemaatin kendine ait özel dinleme ve izleme aletleri bulunacağından hiç tereddüttüm yoktur. Cemaat haricindeki herkes bu görüntüleri İnternete yayarken iz bırakır ve yakalanır, bir tek onlar bu sistemin başında olduklarından iz bırakmadan yayabilirler.”

Kemalistler (Kemalistler), altında lisanslanmıştır..Sitedeki bütün yazıların telif hakkı yazarlarına aittir. Siteden alıntılanacak kopyalanacak her içerik için buraya bağlantı vermeniz ise etik bir yöntem olacaktır. Kemalistler.
Eklenme tarihi: 22/08/10 - 12:20
Kategorisi: Haber
Etiketler: , , , , , ,

1 Yorum “Hanefi Avcı: Devleti Ele Geçirdiler.

  1. Pingback: Karargahın “Cemaatleşme Sorusu”na Cevabı | Kemalistler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

BİZİ TAKİP EDİN
UĞUR DÜNDAR
NECATİ DOĞRU
MUSTAFA MUTLU
ARSLAN BULUT
CÜNEYT ARCAYÜREK
MEHMET ALİ GÜLLER
ALİ ERALP
ORHAN BURSALI
MUSTAFA BALBAY
güncel