Nedense Eskişehir bende “Orta Anadolu’daki İzmir” izlenimini yaratıyor.
Şu seçim yoklaması sırasında iki kez gittim.
Eskişehir ilavesi için yazdığım yazının başlığı, aslında bende bıraktığı duyguların toplamıydı:
“Yüreğim Eskişehir’de kaldı…”
*
Bir kez daha inandım ki; şehir içinde yaşayanlar, içindekiler şehre benziyor zamanla…
Hani üzüm üzüme baka baka kararır gibi…
Ya da nikâhta keramet vardır gibi…
Eskişehir’in o modern, şirin, sevimli görüntüsü, insanların yüzüne vurmakla kalmamış, yaklaşıp konuştuğunuzda kelimelere dökülüp başınıza yağıyor sanki…
Hoşgörü…
İçtenlik…
Demokratlık…
Akıl-mantık…
*
2007 seçimlerinde AKP 3, CHP 2, MHP 1 milletvekili çıkartmıştı Eskişehir’den. Oyların o zamanki dağılımına bakılırsa referandumda da “evet” çıkması daha büyük olasılıktı.
Ama referandumda yüzde 54 “hayır” çıktı…
İnsanlarla konuşup, bunu da üzerine koyunca:
Eskişehir, giderek AKP’den uzaklaşmış…
*
Aslında Eskişehir bir laboratuvar…
İyi incelenmesi gerekir…
Anadolu’nun bozkırında bir çiçek gibi açan kentin öyküsü, birçok dersle dolu. Heykellerin, resimlerin, çay üzerindeki plajın, insanların oturduğu bankların altında uyuyan kulağı küpeli sokak köpeklerinin… Çoğu Anadolu kentinde bir bira içecek yer kalmamışken, kızlı-oğlanlı insanların dans edebildikleri sayısız eğlence yerinin…
Ve ülkenin dört bir yanından otobüslere binip Eskişehir’i görmeye gelen insanların…
Tüm bunların sırrı ne?…
*
Özellikle CHP gidip tekrar bakmalı bence…
Eskişehir, iyi bir yerel yönetimin neler yapabileceğini kanıtlarken, şehri insana, insanı şehre benzeten Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen de incelenmeli bence…
*
Seçim tahmini yapsam…
tutmaz…
Ama şunu söyleyebilirim:
Eskişehir’in seçim haritalarındaki rengi kıyılarla aynı olacak…
Bekir Coşkun
31 Mayıs 2011
İzlenimler