Dolarcılar, markçılar, sterlinciler, frankçılar, dövizciler haberiniz olsun! Dolarları toplayıp toplayıp yurtdışındaki bankalara götüren Ertuğrul Bey, Aydın Bey, Fatih Bey, Cem Bey, Cevher Bey, Zafer Bey, Zülfü Bey, Selahattin Bey, Nebil Bey, haber vermedi diye beni kınamayın!
Yazmadı!
Söylemedi, uyarmadı!
Demeyin!
İşte yazıyorum: 3 yaşından beri Kuran’ı okuyan, onunla yatıp onunla kalkan, Allah’ın kitabında sembollerle anlatarak söylediklerinin ne anlama geldiğini bize arı, duru, saf, temiz bir Türkçeyle aktaran din aydını Prof. Yaşar Nuri Öztürk Hoca, ”Amerikalı dâhi fizikçi Hawking , dabbet-ül-arz’ın ta kendisidir” diye açıklama yaptı. Yeni bir kitap yazdı, ilan etti.
Dolar istifçileri!
Mark stokçuları!
Frankperestler!
Longçular!
Shortçular!
Şimdi sizler; ”Dabbet-ül- arz’ın” ne anlama geldiğini de bilmiyorsunuzdur. Bende dolar yok, dövizin hiçbir çeşidi yok, ama ben de bilmiyordum. Yaşar Nuri Hoca, anlattı da öğrendim. ”Dabbet-ül-arz” , Allah’ın verdiği kredilerin bittiğini, insanlar için hesap verme zamanının geldiğini haber veren yaratıktır.
****
Kuran’da Allah’ın haber verdiğine göre, zamanı geldiğinde ‘Dabbet’ , gökyüzünden inmeyecek, yeryüzünden çıkacak, kıyametin hızla yaklaşmakta olduğunu insanoğluna anlatacak, ”Allah’ın insanların günahlarını bağışlama yönünde gösterdiği sabrın ve verdiği kredilerin bittiğini, insanoğlunun Tanrı’nın sabrını daha fazla zorlamaması ve verdiği kredileri telef etmeyi durdurması gerektiğini” anlatacak.
İşte ‘Dabbet’ , Hawking’dir.
Yüksek beyin gücü var.
Alt tarafı felçli….
Gökyüzünden inmedi…
Yeryüzünün bir yaratığı…
Ve kıyameti haber veriyor.
Uzayda koloniler kuralım….
”Oralara taşınalım” diyor.
Hawking, Müslüman değil, ama Kuran’da tarif edilen ‘Dabbet-ül-arz’ ın bütün özelliklerini taşıyor.
****
Dolarcılar, markçılar….
Sosyatikler….
Kokoşlar…
Buket Hanım…
Gamze Hanım…
Yeşim Hanım…
Mehmet Ali ‘nin kaynanası İffet Hanım, dövizleri alıp Avrupa’ya oradaki bankalara götürüp yatırmış olanlar, duyun! Prof. Yaşar Nuri Öztürk Hoca, 6 ay önce ”Benim hiç kuşkum yok ki ‘Dabbet-ül-arz’ Hawking’in ta kendisidir” diye yazdı. Önceki gün Hawking, tıpkı Kuran’da belirtildiği gibi ”dünyanın gazlarla kavrulup yok olacağını” söyleyiverdi.
Dolarcılar… Dolarcılar…
Markçılar… Frankçılar…
Türkiye’nin 60 milyar dolarını, bir hesaba göre de 120 milyar dolarını dışarıya götürüp oralardaki bankalarda yüzde 3 faizle tutuyorsunuz. Bizim Hazine, yabancı ülkelere gidip yalvar yakar oluyor, yüzde 12 faiz veriyor, yine de dış para bulamıyor. Kıyamet günü yaklaşıyor, siz hâlâ birikimlerinizi dışarıda istifliyorsunuz.
***
Yeryüzü kıyametle yanacak.
Taşlar da yanacak…
Dağlar da yanacak, sular da….
Sizin de kaçırılmış dolarlarınız istiflendikleri Avrupa bankalarının çelik kasalarında eriyip yok olacak.
Getirin dolarları Türkiye’ye…
Bitsin şu kriz…
İşte hükümetimiz; 2002 yılı için ”Sık Dişini Vatandaş Bütçesi” yaptı. Daralma, küçülme, büzülme bütçesi… Ama hesaplar yine de tutmuyor. Toplanacak bütün vergiler, borçların faizine yetmiyor. Hükümet, ipin ucunu kaçırdı. Basacak parayı iç borçları ödemeye kalkacak. Memleket hiperenflasyona gidecek.
Zaten kıyamet de kopacak!
Dolarcılar!
Kokoşlar!
Nuri Hoca söyledi!
Allah, sizi de..
Dolarlarınızı da..
Yakacak…
Mesut Yılmaz Kirletiyor!
Son 50 yıllık siyaset sınıfı temellerinden çatırdıyor. Halk, bu siyaset sınıfını alıp tarihin çöp tenekesine atmaya karar verdi.
Bu yüzden korkuyorlar.
Halka gidemiyorlar.
Halkın vekilleri…
Biz ”milli iradeyiz” diyorlar. Milletin önüne çıkamıyorlar.
Cumhurbaşkanı Necdet Sezer , 19. yüzyıl sonlarından başlayıp 20. yüzyıl boyunca bütün ileri demokrasilerde var olan ”referandum” u işletme kararı aldı. Meclis’e ”Sizin yönetiminiz sonucunda oluşan ekonomik tablo sonunda halk büyük sıkıntı çekerken anneler çocuklarına süt, babalar evlerine et alamaz duruma gelirken milletvekili maaşlarını arttırma fırsatçılığına girmenizi halk oylasın” deyiverdi. Siyasetçinin 50 yıllık kirletme edebiyatı hemen başladı.
Mesut Yılmaz kirletiyor.
Sezer’e saldırıyor, ”Sivil siyaseti boğmak isteyenlere koz verdi” diye onu suçluyor. Sivil siyaseti boğmak isteyenler varsa, çık anlat bunu halka ve referanduma git, halk seni desteklesin, al referandum sonuçlarını sivil siyaseti boğmak isteyenlerin suratına vur.
Necati Doğru
19 Ekim 2011