Cumhuriyet Gazetesi yönetimi tarafından yazısı sansür edilen ve yayınlanmayan Mehmet Faraç’ın yaşadıkları, Mine G. Kırıkkanat’ın vatan gazetesinde ,Bekir Coşkun’un Habertürk gazetesinde yaşadıkları ile birebir örtüşmesine rağmen her iki yazarın bu konuda sessiz kalması ilgi çekiyor…
Cumhuriyet gazetesi okurları; Mehmet Faraç’ın sansürlenen yazısı ve sonrasında işine son verilmesi ile ilgili gelişmelerin, bugün aynı gazetenin diğer iki yazarının daha önce yaşamış olmaları ve buna sessiz kalmalarını şaşkınlıkla izliyorlar…
Cumhuriyet Okurları Bekir Coşkun Ve Mine G. Kırıkkanat’a Soruyorlar;
Neden Sessiz Kalıyorsunuz?
Mehmet Faraç sizin daha önce yaşadığınız sansür ve sonucunda işine son verilme olayının birebir benzerini yaşamaktadır… Sizlerin kendiniz bunu yaşarken tepki gösterip, bugün suskun kalıyor oluşunuz çok da anlaşılır değil…
Özgür VELİ
29 Aralık 2010
kemalistler.org
kemalistler@kemalistler.org
Pingback: Tweets that mention http://www.kemalistler.org/cumhuriyet-okurlari-bekir-coskun-ve-mine-g-kirikkanata-soruyorlar-neden-sessiz-kaliyorsunuz.html -- Topsy.com
Sayın Faraç
Size birçok sorum olacak..
Cumhuriyet gazetesinin yaptığı açıklama ile ilgili;
1-En önemlisi;
a-yönetimi , yazıyı ya aynen basar,yada basmazsınız diyerek tercihi onlara bıraktınız mı?
b-Neden yazının aynen basılması konusunda ısrar etmediniz?
2-Süreci başından sonuna kadar çok iyi takip ettim
Yazım yayınlanmadı diye facebookta kendi hesabınızdan paylaşım yaptığınız andan itibaren hem de!!
MADEM YAZINIZ SANSÜR EDİLDİ ,NEDEN 4 GÜN KOVULMAYI BEKLEDİNİZ?NEDEN İSTİFA ETMEDİNİZ?
(Bildiğim kadarı ile,ayın 23 ünde değil, 27 sinde iş akdiniz fesh edildi çünkü!!)
BEN OLSAM ÖYLE YAPARDIM MESELA..
3-Birde ilgimi en çok çeken nokta;
Yazının Kubilay kısmı yüzünden sansür edildiğini sürekli ifade etmeniz
;Halbuki gazete yönetiminin yaptığı açıklamada ise;
Size sadece SON ÜÇ PARAGRAFIN YAZIDAN ÇIKARTILMASI yönünde!!
Hangi taraf doğru söylüyor ,çok merak ediyorum açıkçası!!
Açıklamanızda bu ayrıntı ile ilgili bilgide vermemişsiniz!!
Çok ilginç geldi bana!!
‘’Mehmet Faraç’ın işten atılma gerekçesi 23 Aralık günü yani Aydınlanma Devrimi’nin şehidi Kubilay’la ilgili yazdığı yazının sansürlenmesidir ‘’demişsiniz ama olamaz işten atılma gerkeçeniz bu durumda..
Yanılıyormuyum?
4-Cumhuriyet yönetimi, size CHP nin PM ne girdiğinizde istifa etmeniz gerektiğini belirtmiş,neden istifa etmediniz?
Aynı teklif Radikalde Binnaz Topraka da getirilmiş o istifa etmiş mesela!!
5 –yine Cumhuriyet gazetesinin açıklmasına dayanarak söylüyorum
PM ne girmenizden sonra İstifa etmeniz halinde sadece Kürt sorunu üzerine yazılarınızın telifli olarak yayınlanabileceği söylenmiş size..Ben bu durumda size sansür uygulandığını düşünmüyorum açıkçası..Çünkü; istifadan sonra hem kadrolu değilsiniz, hemde o konuda uzmanlığınız tartışılmaz ,Cumhuriyet okurları sizi hep bu yönüyle tanıdı..Gazete de bunu bilerek seçimini yapmış olamaz mı?
6-Cumhuriyet gazetesinde Sayın Mümtaz Soysal (Bağımsız Cumhuriyet Partisi Genel Başkanı) , Sayın Ahmet Tan (CHP Milletvekili) , Sayın Orhan Birgit (DSP PM Üyesi) ve Sayın Süheyl Batum (CHP Genel Bşk. Yrd.) Cumhuriyet KADROLU GAZETECİ OLARAK MI ÇALIŞIYOR?
7 –‘’Uğur Mumcular korunmasız eski arabalar içinde canlarını vermişken, gazetenin kaynaklarını kendi lüksüne kullanan, İlhan Selçuk’tan sonra onun tahtına oturma kavgası veren, Mustafa Balbay’ı temsilcilikten atıp Silivri zindanında unutan sansürcü ve tasfiyeci zihniyet, Mehmet Faraç’ın medyadaki sitemine bile tahammül edememiş ve ne kadar demokrat olduğunu da kanıtlamıştır.’’
Demişsiniz,
a-Mustafa Balbay hapiste iken Ankara temsiliciğini sürdürebilir miydi?
b-eğer sürdürebiliyorsa szide dahil çalışanlar neden tepki göstermediniz ve bugüne kadar neden hiç dillendirmediniz ?
8-ama en önemlisi ;
Cumhuriyet gibi bir gazete sansürcü ise ,
Neden 26 yıl çalıştınız?
Biliyorum,canınız çok sıkkın ama eğer bu sorulara cevap veririseniz çok sevinirim
saygılar
*********
Bne bu soruları Sn .Faraça sordum,umarım cevap alabilirm..
Mehmet Faraç'ın Sansüre uğramasının üzerinden bir ay geçti. Bekir Coşkun; suya sabuna dokunmadan bir yazı yazdı. M.G Kırıkkanat ise takip edebildiğim kadarıyla suskunla geçiştirdi…
Bana değmeyen yılan deyimini anımsatan bir tutum sergiledi her iki yazar da…
Tamam diğer Cumhuriyet yazarları da suskun. Fakat bu iki yazar kendileri aynı şeyleri yaşarken konuşuyorlardı. Bir başka yazarın, hatta aynı gazetede yazdıkları bir yazarın başına aynı şeyler gelince susmaları; etik olmadı…
Bekir Coşkun'un bu tavrına şaşırdım. Mehmet Faraç'a yapılan haksızlığa sessiz kaldı.