ssk sorgulama
Kemalistler Kemalistler Haber Yorum Analiz

Cumhuriyetimiz 87. yaşını doldururken cumhuriyetçilerimiz ne durumda?

Soruyu nasıl yanıtlamalı? Aklıma şu örnek geldi:

Bereketli Kelkit Vadisi’nin topraklarından ürününü kaldıran kasaba halkı, hasat sonu malları yükleyip toplu halde Gümüşhane’ye gitmiş. Ürünü satmışlar. Kazandıkları parayla da kumaş, altın, ne ihtiyaçsa almışlar, hayvanları yükleyip yola koyulmuşlar. Dağı aşmak üzereyken eşkıya çevirmiş bizimkileri. Darmadağın olmuşlar… Her şeylerini kaptırmışlar. Süklüm püklüm kasabaya dönmüşler.

Kasabalı şaşkın… İçlerinden biri sormuş:

- Ne oldu? Nasıl soyuldunuz, şunu etraflıca anlatın bakalım…

“Kaç kişi yola çıktıysak, dönüşte de toplandık, yola koyulduk… Dar geçitte eşkıya bastı, böyle oldu…”

- Eşkıya kaç kişiydi?

“3…”

- Siz?

“40…”

- Eeee?

“Eeesi işte, onlar 3 kişi beraberdi, biz 40 kişi yalnızdık…”

***

Benzetmede hata olmaz…

İçinde bulunduğumuz durum bu.

Geçen gün Namık Kemal Boya ziyaretime geldi. Avukat kimliği olduğu için görüşme olanağı daha fazla… Boya, barolarda yaşananları anlattı, pes dedim, bu kadar olur… Aynı düşüncedeki insanlar parça parça…

Pek çok alanda benzer örnek yaşanıyor. Cumhuriyetin temel değerlerine gönül vermiş insanlar, tarifi zor bir dağınıklık içinde…

Oysa Türkiye’nin sorunları, içinden geçmekte olduğu süreç, böyle bir dağınıklığı kaldıracak gibi değil…

Kimi “tehlikeler” önemsenmiyor, hatta alaya alınıyor ama, içinde bulunduğumuz durumu çevre ülkelerle birlikte değerlendirdiğimizde, daha doğru deyişle coğrafyamızla birlikte baktığımızda şunları görürüz:

- Cumhuriyetin ilanından, sınırlarımızın kesinleştiği tarihten bu yana çevremizdeki ülkelerin sınırları en az bir kez değişti.

- Soğuk savaşın sona erdiği 1990’dan bu yana Balkanlar’da 9, Kafkaslar’da 6 yeni devlet kuruldu.

- Sıcak savaş-soğuk savaş dönemleri ve sonrasındaki dalgalanmalarda çevremizdeki ülkelerin büyük bölümünde rejim değişiklikleri yaşandı…

***

Türkiye böyle bir coğrafyanın ortasında. Bunu anımsattığımızda kimi çevreler hemen, “Bırakın bu özel koşullarımız var edebiyatını. Bunu söylediğiniz an her türlü yeniliğin önünü kapatmış olursunuz” diyor.

İlk bakışta doğru… Ama, Avrupa Birliği gibi homojen görünen bir yapıda bile örneğin anadilde eğitimle ilgili en az dört ayrı düzenleme var. Yunanistan, “Benim özel durumum var, şöyle yapacağım” demiş, Fransa, “Ben de öyle değil, böyle çözeceğim” demiş…

Girişteki soruya dönersek…

Kişisel iyimserliğim bir yana, ne olursa olsun tarihin tekerleği geri dönmez. Bugün, yeni Osmanlıcılık gibi kavramlar üretenlere sormak gerekir:

Her şeyi bir yana bırakalım; kendi tarihimizde hangi devlet bir öncekine özendi? Osmanlı Selçuklu ya mı, Uygurlar Göktürkler’e mi, Batı Hun, Avrupa Hun devletleri, Hun İmparatorluğu’na mı? Hayır, her biri kendi çağının devletini kurup devam etti.

Atatürk’ün, “Benim en büyük eserim” dediği Cumhuriyet, çağının evrensel değerlerini özümseyerek kuruldu.

Elbette fırtınalı ortamlarda çalkalanmalar olacak, dalgalanmalar olacak…

Ama yoluna devam edecek!

Mustafa Balbay
30 Ekim 2010

Kemalistler (Kemalistler), altında lisanslanmıştır..Sitedeki bütün yazıların telif hakkı yazarlarına aittir. Siteden alıntılanacak kopyalanacak her içerik için buraya bağlantı vermeniz ise etik bir yöntem olacaktır. Kemalistler.
Eklenme tarihi: 30/10/10 - 7:24
Kategorisi: Genel
Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

BİZİ TAKİP EDİN
A.SAMİ SEZER
NECATİ DOĞRU
MUSTAFA MUTLU
ARSLAN BULUT
CÜNEYT ARCAYÜREK
MEHMET ALİ GÜLLER
ALİ ERALP
ORHAN BURSALI
MUSTAFA BALBAY
güncel