ssk sorgulama
Kemalistler Kemalistler Haber Yorum Analiz

İNSAN haklarını korumanın uluslararası hukuka yeni bir bakış getirdiği ve devletlerin artık kendi vatandaşları için “eti de benim, kemiği de” demek hakkına sahip olmadığı çoktan belli oldu. Bireyleri iktidarların zulmünden kurtarmak için bir yığın mekanizma yaratıldı.

Konu yalnız Avrupa’yla ya da Batı dünyasıyla sınırlı değil; bütün ülkeler için bu amaçla Birleşmiş Milletler’ce yayımlanmış metinler, devletleri yola getirici kurallar ve kurumlar var.

Dolayısıyla, “insan hakları çiğneniyor” diye bir ülkenin üstüne bombalar yağdırmanın âlemi yok. Daha doğrusu, kaynaklarına göz dikilen ya da yöneticilerinden memnun olunmayan ülkelerin üstüne çullanmak için bula bula insan haklarından söz etmek çok tuhaf oluyor. Kurulu hukuk yolları varken bu şiddet ve celal neyin nesidir?

Afrika’nın kuzeyinde olanlara bu gözle bakınca, her şeyi yerli yerine oturtma ve gelinen noktalara niçin ve nasıl gelindiğini araştırıp sağlam bilgi edinme gereği kendiliğinden ortaya çıkıyor. Oysa, pek bilinmeyen de tam bu: “Halk ayaklanması” denen olaylar gerçekten “halk”ın mıdır, yoksa belirlenmiş hedeflere varmak için başkalarınca düşünülerek planlanıp da mı yaratılmıştır?

Doğruya varmak, o noktadan başlayarak güçleşmekte.

Çünkü, bu noktada ülkeyi yönetenler devreye girmekte ve “ayaklanma” denen olayların durdurulması için alınan önlemler uygulanmaya başlanmakta. İster istemez, yetkiler kullanılacak, devlet gücü kendini belli edecektir. O aşamada dıştaki algılamalara ve tepkilere dikkatle bakmak çok şey öğretebilir. Anlayış var mı, yok mu? Abartma ve böyle bir durumu fırsat bilme ne ölçülere varıyor?

Niyetlerin ve hesapların ortaya çıktığı nokta budur. Niyet ve hesap içtenlikli ise varılacak yargı ve yapılması gereken başkadır, kötü niyet ve sinsi hesap varsa başka.

Bunları düşününce, yarı eğitilmiş ve olayların gerisini fark ettirici bilgilerle donatılmamış kalabalıkları yönetme durumunda kalanlara acımamak mümkün mü?

Kaddafi’ye bakın: Ayaklanma olmuşsa, gerçek bir halk hareketi olup olmadığını herhalde kestiremiyordur. Herkesin ona taptığını sandığı bir toplumda birdenbire böyle bir olayla karşılaşmıştır. Ne olduğunu kestiremeden tepesine bombalar yağmaya başlamıştır. Haksızlığa uğradığı için imanına güvenecektir çaresiz.

Belki, haber ajanslarından Ankara’daki devlet başkanının “görevi bırak” diye kendisine seslendiğini ve denizde kol gezen Batılı filoya Türk gemilerinin de katılacağını duyup büsbütün şaşırmıştır.


Mümtaz Soysal
25 Mart 2011

Kemalistler (Kemalistler), altında lisanslanmıştır..Sitedeki bütün yazıların telif hakkı yazarlarına aittir. Siteden alıntılanacak kopyalanacak her içerik için buraya bağlantı vermeniz ise etik bir yöntem olacaktır. Kemalistler.
Eklenme tarihi: 25/03/11 - 10:55
Kategorisi: Mümtaz Soysal
Etiketler: ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

BİZİ TAKİP EDİN
A.SAMİ SEZER
NECATİ DOĞRU
MUSTAFA MUTLU
ARSLAN BULUT
CÜNEYT ARCAYÜREK
MEHMET ALİ GÜLLER
ALİ ERALP
ORHAN BURSALI
MUSTAFA BALBAY
güncel