ssk sorgulama
Kemalistler Kemalistler Haber Yorum Analiz

Fransa’da, şu sıralarda üstünde en çok durulan konulardan biri de o. Gazetelerde, dergilerde yazılar ve tefrikalar; televizyonlarda canlı görüntüler, radyolarda söyleşiler, anılar, tanıklıklar; arka arkaya çıkan kitaplarda, daha da derinliğe giden incelemeler…

Hayır, sıradan bir coşku değildi olan-biten!

Önce, dünya çapında bir olay, bütün insanlığı başkaldırı duygularıyla sarsıyordu: Amerika Birleşik Devletleri’nin, elindeki en kahredici araçlarla, Vietnam’ın, o bir avuç halkın üstüne çullanmasını Amerikan halkının kendisi de hazmedemiyordu.

Bu saldırıyı durdurmak, ama dünyada barışı da kurmak!
Sonra, her ülkenin kendi içinde daha da ona özgü nedenler: Yine Birleşik Amerika’da, siyahîlerin, hele 4 Nisan 1968′de Martin Luther King’ in öldürülmesinin arkasından düpedüz direnişe geçmekten başka yapacakları kalmamıştı.

Ateş en çok Fransa’da bacayı sardıysa, orada daha da özel nedenler rol oynadı. De Gaulle deyince, iktidardaki yıllarının elini yüzünü yıkamak âdetimizdir. Şunu unuturuz ya da görmezden geliriz: Fransa’da, İkinci Dünya Savaşı sonrasında modernleşme, doğrudur, De Gaulle’ün rehberliğinde gerçekleşti. Ama 60′ların Fransası, oldukça otoriter ve gelenekseldir: Sinemada sansür, haberleşmeye el koyma, karma olmayan okullar…

Bir an gelmiş tencerenin kapağı atmıştır: Hareket, otoritenin yalnız okulda, ailede, işletmede ve başka yerlerdeki biçimlerine değil; sosyal sınıflar, kadın-erkek, cinsel eğilimler, bölgeler arasındaki bütün ayrımcı görüş ve davranışlara karşı da mücadeleyi başlatmıştır.

68; eşitçi, demokratik ve özgürlükçü bir atılımdı.

Amerika’dan Japonya’ya kadar uzanan uluslararası bir çapa da sahipti.

Hayatı bütün boyutlarıyla yaşamayı savunduğu için, yerleşik ahlâk anlayışının sultası altındaki toplumun örflerini de sarsıyordu. Bireyci görünüşü, şu yanını da unutturmasın: Cemaatçi bir eğilimi de vardı, ”birlikte olma” nın özlemini tekrarlayıp duruyordu.

Son olarak, sosyal düzeni, ona kökünden farklı bir düzen adına, bütün kurumlarıyla tartışıyordu. Bu yanıyla da devrimci ve her devrimci hareket gibi de romantikti.

Arkasından karşı-devrimci bir gelişmeye yol açsa da, özgürlükçü bir hareket olarak hatırlanmalı 68. Çelişmeleri, düşleri, hatta çıkmazları da olsa, bir toplumu derinliğine etkilemiş ve bugün de yakıcı tartışmaların ilk terimlerini yazmıştır. Yüzyılımızın hiç unutulmayacak olayları arasındadır 68 olayları.

Ve Batı, gereken dersi de çıkardı olan-bitenden. Kapitalizm, yer yer reforma giderek, kendini değişen koşullara uydurmasını bildi; bu uyarlanışın, özellikle yüksek eğitimden başlayarak sosyal içerikli yığınla örneğini vermek mümkün.

68′in kıvılcımları dışarıdan bize de sıçradı.

Ders alamayan, belki yalnız Türkiye oldu.

Türkiye’de de 68′in gençliği, dünyada olduğu gibi, insanın insan tarafından sömürülmesine, ezilmesine; onun sonucu olan insansal değerlerdeki aşınmaya ve çürümüşlüğe başkaldırdı.

Bizde de gençlik, ”özgürlük, eşitlik, kardeşlik, barış ve savaşsız bir dünya” ; ”bağımsız ve demokratik bir Türkiye” diye haykırdı.

İnsanları ”devrimci bir program” a çağırdı.

Dışarıdan etkilendi, ama kendi olarak kalmasını da bildi.

Bırakınız bütün söylediklerini, yalnız ”demokratik üniversite” adına dediklerinin binde biri bile, ne kendinden önce önerilmiştir, ne de kendinden sonra!

Ama ne ile ödüllendirilmiştir bilir misiniz?

İktidar, istenenlerin üzerine içtenlikle eğilecek yerde, gençlik hareketini düpedüz ezmiştir ve ülkenin başına da faşist bir gürûhu belâ etmiştir. İşin içine, fikrin yanı sıra, delikanlılığın heyecanını da katanları, bir şafak vakti ipe çekmiştir.

Önceki gün, Deniz Gezmiş’ in, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ la birlikte idam edilişinin 26. yılıydı. Üstelik ceza hukuku ilkeleri de çiğnenerek…

Yanlış yanlışa eklenerek bugünlere geldik. Bugün gelip durduğumuz noktada ise, emperyalizmin yeni bir ad ve yöntemle gözler önüne çektiği bir ”duman perdesi” yle bakıyoruz çevremize. Sağ’ımız öyle sol’umuz öyledir. ”Yasağa karşı çıkıyorum” diye, şeriatçıyı destekleyip başına da türban geçiren solcu soytarısını başka nasıl açıklayabilirsiniz ki?

Hayır! 68′in solculuğundan böyle kirli bir miras da kalmış değildir…


Server Tanilli
8 Mayıs 1998

Kemalistler (Kemalistler), altında lisanslanmıştır..Sitedeki bütün yazıların telif hakkı yazarlarına aittir. Siteden alıntılanacak kopyalanacak her içerik için buraya bağlantı vermeniz ise etik bir yöntem olacaktır. Kemalistler.
Eklenme tarihi: 08/05/98 - 11:40
Kategorisi: Genel
Etiketler: , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

BİZİ TAKİP EDİN
A.SAMİ SEZER
NECATİ DOĞRU
MUSTAFA MUTLU
ARSLAN BULUT
CÜNEYT ARCAYÜREK
MEHMET ALİ GÜLLER
ALİ ERALP
ORHAN BURSALI
MUSTAFA BALBAY
güncel