Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bursa’da seçim konuşmaları sırasında halka çok önemli bir hazırlıktan söz etti.
Bülent Arınç ilginç bir adam. Siyasetçinin en son söylemesi gereken sözü, bilgiyi veya 12 Haziran’dan sonra yapılacak işlerin şifrelerini önceden veriyor. Arınç dedi ki: “Anayasa’yı bölük pörçük değiştirmekle bu iş olmuyor. 13 Haziran günü inşallah seçimlerden sonra Anayasa’yı tümüyle değiştirip yeni bir Anayasa yapacağız.” Aradan çok geçmedi bu kez CHP Ankara Milletvekili Adayı ve Parti Meclis Üyesi Bülent Kuşoğlu akıl almaz bir şekilde adaşına destek çıktı. Devrim Kanunları ile bu kurumların kapatılmasının topluma zarar verdiğini söyleyen CHP’li Kuşoğlu, “Kültürel hayatımızı daha iyi, inançlarımızı daha iyi öğrenmemiz için geçmişte olduğu gibi bu tür sosyal ve kültürel kurumlar olmalı” dedi.
Düşünün Bülent Arınç, Tayyip Erdoğan’ın partisi AKP’nin Başbakan yardımcısı’dır.
Bülent- ne rastlantı onun da adı Bülent – Kuşoğlu, Atatürk’ün partisi CHP’nin, hem de Ankara milletvekili adayı… Bülent Kuşoğlu, gerekçesini şöyle açıklıyor:
“Sosyal toplum” için tekke ve zaviyeler şartmış!
Türkiye Cumhuriyeti’nin laiklik niteliğini koruma amacı güden Devrim Kanunları Anayasa’nın 174. maddesinde yer almakta ve 1. paragrafın sonunda “Anayasa’ya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz” hükmü yer almaktadır.
Sözü edilen koruma altındaki 8 madde içinde yer alan 3. maddede aynen şöyle denilmekte:
Fıkra – 3
“30 teşrinisani 1341 tarihli 677 sayılı Tekke Ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbendarlıklar ile Birtakım Unvanların Men İrgasına – kaldırılmasına – Dair Kanun.”
Bu Anayasa maddesinin altında – Erzurum Kongresi’nden hemen sonra o gece yarısı kararı- ve o tarihten bu yana kapı gibi Cumhuriyet Halk Partisi’nin anlı şanlı imzası bulunmakta.
‘Demedim mi nazlı yarim ben sana’
CHP’de, 2008 yılının Ekim ayında Silkroad Enstitüsü’nün hazırladığı ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’ e ulaşan raporda önerildiği gibi, Deniz Baykal ahlaksız bir komployla tasfiye edildi ve yerine yeni CHP’yi eski CHP’nin yerine oturtma misyonu yüklenen Kılıçdaroğlu’na görev devredildi.
Aylardır bu gerçeği Ulusal Kanal’da programımda söyler ve Aydınlık Gazetesi’nde dile getiririm. Çok da tepki alırım. Bana denilir ki: “CHP ile ne uğraşıyorsun? Bırak CHP ile uğraşmayı, AKP ile uğraş. Bırak ‘kötünün iysidir.’ diye oylarımızı CHP’ye verelim.”
Onlara “Neden?” diye sormam. Bilirim ki; CHP’ye bir Gorbaçov gömleği giydirilmiştir. Gorbaçov Sovyetler’i parça parça etmiş ve D’etant denilen uzlaşmayla Sovyetler parça parça edilmiştir!
Bu satırların yazarı, 50 yılı aşkın süredir CHP’yi destekleyen, ona oy veren, onu koruyan ama CHP’nin başında kim olursa olsun yanlış ve Atatürk – İnönü çizgisinden sapanları, o çizgiye ihanet edip onu Atatürk’ten çekip almaya çalışanları eleştirir.
Tarihi CHP nasıl oldu da yeni CHP oldu?
Bu yaşıma geldim: haklı çıkmaktan bıktım. Anketlere bakın, Kılıçdaroğlu rüzgarının bu kadar kısa zamanda nasıl bir samyeli gibi geçip gittiğini görün!
Ve ey kararsız CHP’li seçmen, ey “kötünün iyisi CHP’ dir, ona oy verelim” diyen yurttaşlar: yüzde 20′lerde gezen CHP’yi korumak asıl CHP’ye ihanetin ta kendisidir. Bırakınız ki bu etnik ayrımcı ve Fettullah sempatizanı, din madrabazı, uygarlık karşıtlarını bağrına basan yeni partiyi. Oylarınızı “Cumhuriyet Güçbirliği’nde toplayın ve AKP’nin yolunu kesin. Aksi halde görünen köy kılavuz istemiyor. Şekil kendisini gösteriyor.” AKP tek başına iktidar olmak için ve Anayasa’yı değiştirecek gücü kazanmak için durmadan Kılıçdaroğlu’nun kuşatmasını neden genişletiyor? Bülent Arınç ona neden övgüler düzüyor, destek veriyor? CHP’ye, Atatürk ilkelerine ve devrimlerine yazık olmuyor mu? “Elim kırılsaydı da oyumu vermeseydim” dediğinizde Cumhuriyet çoktan elimizden kaymış, devrimlerin üstü çizilmiş ve laikliğin canına okunmuş olacak.
Bu vebal ağır bir vebaldir.
CHP’li dostlar karar sizin: Ya ölüme razı olun ya da ölümü görüp sıtma nöbetine.
Kurtul Altuğ
27 Nisan 2011
Aydınlık